Yüreğe dokunan, yürek burkan, insanın zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadığı Isabelle ve Viann’ın hikayesi…
Savaşın perde arkası, görünenin arkasında görünmeyenlerin hayatta kalma mücadelesi, bir cesaret öyküsü..
Popüler olduğu için önyargı ile başladığım bir kitaptı ama okurken bana aynı anda çok farklı duygular hissettirdi. Bir kadın olarak kanımın donduğu, dişlerimi sıkmaktan yorulduğum sayfalar da oldu, kitap kahramanlarını sarıp sarmalamak isteyip “Geçecek, dayan!” demek istediğim sayfalar da..
“Hikayeleri erkekler anlatır.”
“Kadınlar hayatlarına devam eder,bu bizim için bir gölge savaştı. Bittiğinde bizim için törenler düzenlenmedi, bize madalyalar verilmedi, adımız tarih kitaplarında geçmedi. Savaş sırasında yapmamız gerekeni yaptık ve bittiğinde parçaları bir araya getirip hayatımızı yeniden kurduk. “
“Elimizden ne geleceği bizim ne olduğumuza bağlıdır.”
“Bulunduğumuz konumda ve bulunduğumuz insan olarak biz ne yapabiliriz?” sorularına açıklayıcı ve sade bir anlatım ile Kuran-ı Kerim’de geçen örnek şahsiyetler(Hz.İbrahim,Hz. Musa, Hz. Muhammed(sav)) ve onların hayatları yoluyla, Allah’ın rızasını kazanabilme davası güden, teslim olmuş ve tevekkül eden bir kul olma endişesi güden insana verilen basit, uygulanabilir tavsiyeler.. Gerçek hayattan ve günümüz insanının bulunduğu durumda neler yapılabilir bunu düşündüren sorularla açıklayan, bir nefis muhasebesi yaptıran bir eser..
Tevbe, tevekkül, teslimiyet, iman, imtihan, ibadet, yoldaki gayret ve çaba, her konuda denge gibi birçok konuyu içeren kişisel gelişim kitabı niteliğinde bir eser.
“Tereddüt de insanı öldürebilir”.”
Mualla’nın insanın içini sıkan, ruhu daraltan kitabı okumasıyla başlayan serüven; o kitabın yazarının sosyal hayatı, insan ilişkileri, Mualla hanıma evlilik teklifi ve bu süreçte yaşananlar ile sona eriyor.
Kitabın bütününe tereddüt hakim evet, hayatın her alanında her şey ile ilgili birtakım tereddütler yaşayan insanlar.. Evlilik ile ilgili, yaşamak ile ilgili tereddütler ve bu esnada yaşananlar.
Vildan hanım ve müharrir arasındaki diyaloglar ve ilişkiler, kişilerin hayata ve dünyaya bakış açıları, ruh ve kişilik tahlilleri, karakter betimlemeleri…Yazarın insanın gizli yönlerini ortaya çıkarması ve bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermesi oldukça etkileyici..
Peyami Safa, ilk başta dili ve üslubuyla okuyucuyu zorlayan fakat okumaya alıştıktan sonra bağımlılık yapan bir yazar..
“Okumak yakıtımızdır.”
İki dost Ayvaz ve Firuz’un serüvenine eşlik ederken adeta yaşıyoruz onlarla bütün olayları. Bakü’yü geziyoruz, kitaplar hakkında yorum yaparken katılıyoruz düşüncelerine, zaman zaman kızıyoruz onlara, savaşı yaşıyoruz, soğuğu ve ayazı hissediyoruz parmak uçlarımızda, aynı zamanda aşkı ve kaybetme korkusunu..
Kitap boyunca içinden çıkamıyorsunuz ve kitaptan biri oluyorsunuz adeta. Müthiş bir dostluğun hikayesi sanatla, edebiyatla, tarihle, kültürle, sevgi ve aşkla harmanlanmış. Kitapta ne yok acaba diye düşünüyorum, her şey var; masal içinde masal var.. Samimi bir üslup, akıcı bir dille yazılan eser iyi ki okudum dedirtiyor insana.
DünyasızlarKaan Murat Yanık · Turkuvaz Kitap Yayınları · 20204,210 okunma
Efsanevi bir aşk hikayesinin manzum biçimde anlatıldığı bir eser. Normalde çok sevdiğim ve okuduğum bir tür değil fakat bu kitabı çok hızlı ve severek okudum. Açıkçası İsmail ve Zeynep’in aşk hikayesini de beğendim. Yazarın bu efsaneyi manzum şekilde bu kadar hoş anlatması da takdire şayan. Zaman zaman böyle yerel yazarları ve çok tanınmayan kitapları okumak gerekli diye düşünüyorum.