Bu kitabın en acı yanı da gerçeklere dayanıyor olmasıydı.
Tarih 2 Eylül 1991, Saraybosna
Suada okulu için ailesinden ayrı teyzesi İfeta’yla yaşamaktadır. Konservatuar okuyan Suada sınıfına giren bir delikanlıya gönlünü kaptıracaktır. Sınıftan çıkınca Tarık’ı görür karşısında. Yani gönlünü kaptırdığı ilk aşkını. Böyle başlar onların hikayesi...
Tarık annesi ile bir haftalığına yurtdışına çıkar. Bu esnada Tarık’ın gitmesini fırsat bilen Vukadin, Suada’ya olan aşkını itiraf eder ve “benim kalbimde iki kişiye yer yok” cevabını alarak reddedilir. Reddedilen Vukadin okulu bırakıp asker olur. Bu durumu pek önemsemeyen Suada yaklaşan tehlikenin farkında değildir.
Tarih 6 Nisan 1992, Milyevina
Savaş haberleri gün geçtikçe daha fazla yayılmaya başlar. Suada bu zor günlerde ablasının düğün için Foça’da kalır. Bir gün Sırplar evine baskın yapar ve Sırplar orada kendilerine karşı gelen Suada’nın annesini ve eniştesini öldürür. 3 kız kardeş ve babaları olmak üzere 4 kişi alınır o evden ve acıların asıl başladığı yere götürülür.
—BİLGİLENDİRME—
Birleşmiş Milletler, dünya barışını, güvenliğini korumak ve uluslar arasında ekonomik, toplumsal ve kültürel iş birliği oluşturmak için kurulmuş uluslararası bir örgüttür.
??O halde Birleşmiş Milletler bu soykırımda Boşnakların yaşadıklarına neden seyirci kaldı?
-Sırplar bu katliamı yaparken Bosnada’ki Birleşmiş Milletler ne yazık ki üç maymunu oynuyorlardı.
Sayfa 321, “Filmde, beklenen yağmur en sonunda yağar ama savaştan geriye kalan her şeyi yağan yağmurun temizlemesi mümkün müdür acaba ? Savaşlarda onca yaşananlar insanoğlunun en karanlık ve en vahşi taraflarına ait öykülerse, makineli tüfekler ve top mermileri art arda patlayıp etrafa ölüm saçıyorsa, tecavüz mağduru zavallı kadınlar ‘nefret çocukları’nı dünyaya getiriyorsa... Ne yazık