Bir kimsenin muvahhid olarak şirki terketmesi, tam anlamıyla Müslüman olması için yeterli değildir. Bütün bunların yanında müşriklere karşı düşmanlık beslemesi, onlara olan düşmanlığını açıkça ortaya koyması gerekir.
Allah şöyle buyuruyor:
لا تَجِدُ قَوْماً يُؤْمِنُونَ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ يُوَادُّونَ مَنْ حَادَّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ}
"Allah'a ve ahiret gününe inanan bir toplumun, Allah'a ve Rasûlüne düşman olanlarla dostluk ettiğini göremezsin."
Allah'ın takdiriyle, çoğu insan kendini doğru yolda zanneder. Eğer böyle olmasaydı, dünyada çok daha fazla bozulma olurdu. Tıpkı hiçbir iyi amel işlemeyen akılsız bir müşriğin, 'Belki cennete gireriz.' diye umut ederek hayatına devam etmesi gibi; bu da onların bozgunculuklarını artırmalarına engel olur.
De ki: Siz Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz ? { Yunus/18 }
İbn Cerir, buranın anlamının: 'Siz, Allah'a göklerde ve yerde olmayan bir şeyi mi haber veriyorsunuz?" şeklinde olduğunu söyler. Sonra Allah Teâlâ, kendisinin onların şirk ve küfürlerinden münezzeh olduğunu beyanla: Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir' buyurur." ¹
İşte müşriklerin bir özelliği de yüce Allah'ın belirlemediği ve razı olmadığı şefaatçileri belirlemek, bunları ilahlaştırıp bunların ölüsünden veya dirisinden şefaat istemeleridir.
Güncel olarak:
Sofilerin, Müslüman bile olmayan mürşitlerinden, ellerini ve eteklerini öperek şefaat istemeleri. Bu mürşitler ki, cenneti garanti etmeyen ve hak-larında kesin cennetlik diye nas olmayan kişilerdir. Ancak genel olarak bunlar hakkında aşırılık ve ilahlaştırma inancı olduğu için, kesin cennet-lik gibi görürler.
...Çünkü kalp temizliği veya iyi niyet her zaman insanı kurtarmaz. Bir kişinin iyi niyetle şirk işleyemeyeceğini yüce Allah bize haber veriyor. Hakeza kişinin işlediği herhangi bir amel için, "Bunu Allah için yapıyorum" demesi tek başına bir şey ifade etmez! Önemli olan, yüce Allah'ın sevdiği ve razı olduğu amelleri yapmaktır.
İbn Mesûd 'dan rivayet edildiğine göre O ﷺ şöyle demiştir:
"Eğer bir kavme akıllarının ermeyeceği bir hadis rivayet edersen, o hadis onların bazısı için ancak bir fitne (sebebi) olur."