Friends dizisini sevenler için dizinin hikayesini anlatan bir kitap. Yazım aşamasından sette yaşananlara kadar değinilmiş. Oyuncuların röportajlarda söylediklerine yer verilmesi de hoşuma gitti.
II. Dünya Savaşı sırasında Nazilerin Fransa'da yaptıklarını içeren bu roman aslında o dönemde iki cesur kız kardeşin savaş döneminde yaşadıklarını anlatıyor. Acıyı, çaresizliği, öfkeyi, nefreti, aşkı, sevgiyi bütün duyguları okurken karakterlerle birlikte hissedebiliyorsunuz. Bitene kadar elinizden bırakmak istemeyeceğiniz bir sonraki sayfaya geçmek için hevesleneceğiniz bir roman.
Eğer sizden gidenler olduysa, kalbinizde bir boşluk varsa duygularınıza tercüman olabilecek bir kitap. Okurken kendi düşüncelerinizi okuyormuş hissine kapılabilirsiniz.
Uzun zamandır beni fazlasıyla etkileyen, içimde bir yerlere dokunan bir kitaptı. Yaşanan trajik olayları, duyguları, karakteri fazlasıyla hissettim. Belki de kendimi karakterlerle bağdaştırabildim. Her kitaptan bir ders çıkartmak lazım. Hayatın karşımıza ne zaman ne çıkaracağı belli değildir. Planlar doğrultusunda ilerlerken duygularımızı, isteklerimizi bir kenara bırakmamalıyız. Hayat kısa ve sevdiklerinize ulaşamadığınız o an söyleyemediğiniz ve yapmak isteyip yapamadığınız şeylerin acısı daha büyük oluyor. Kendinizi suçlama duygusuyla yaşamaktansa duyguları ertelememeyiz. İçimize kapanmak yerine acımızla yaşamayı öğrenmeliyiz. Kitaptan çıkartılacak daha bir sürü ders vardır fakat benim çıkarımım bu yönde.
İlk kitap bi tık daha eğlenceliydi. Bu kitapta içsel huzursuzluklar, telaşlar, durgunluklar daha fazlaydı. İki kitapta hızlı bir şekilde okunabiliyor. Akıcılığı güzel. Hepimizin hayatında olan ailelerin kontrol mekanizması, her şeye karışması, yönetimi ellerinde tutmak istemeleri, evlenecek çiftin istekleriymiş gibi kendi isteklerini göz önünde bulundurmaları vs. eğlendirerek anlatılmış.