Kendi kendime şöyle düşündüm. "Gökyüzünde herkese bir yıldız verildiği doğru ise benim yıldızım uzak, donuk ve önemsiz olmalı; belki de benim hiç yıldızım olmadı!"
Bana öyle geliyordu ki normal bir hayatı değiştirmek için geçmesi gereken yıllar, benim için binlerce kez hızlandırılarak geçiyordu. Ama bu değişikliklerin bana getirdiği zevk, çok yönlü olmak yerine koca bir sıfırdı, bir hiçti.
Epeydir bir dağılma süreci içinde olduğum hissine kapılmıştım. Sadece bedenim değil, ruhum da kalbimle çelişiyordu. Hep bir anlaşmazlık içindeydiler. Sürekli garip bir çözülme ve parçalara ayrılma hâlindeydim. Bazen kendimin bile inanamadığı şeyler düşünüyor bazen de kendime acıyordum.