Bir Weltschmerz, bir çağ bunalımı vardır ki bir neslin hastalığından başka bir şey değildir; bir diğeri de vardır ki her tür tarihî tecrübeden kurtulur ve gelecek zamanların tek sonucu olarak kendini dayatır. "Nedensiz bunalma"dır bu; "dünyanın sonu" melankolisidir. Her şey görünüm değiştirir, güneş bile; her şey eskir, mutsuzluk bile.
Monoloğun sınırına, yalnızlığın ucuna varıldığında -başka muhatap
olmadığından- en yüksek diyalog bahanesi, Tanrı, icat edilir. O'nun adını andığınız sürece cinnetinizin kılık değiştirnıiş olduğu anlaşılmaz ve her şey size mübah olur. Hakiki mümini deliden ayırt etmek güçtür; fakat onun deliliği yasaldır, kabul görür; sapıtmaları her nevi imandan arınmış olsaydı, sonu tımarhane olurdu. Fakat bu sapıtmalar Tann'nın güvencesi ve meşruiyeti altındadır. Yaratıcı'ya hitap eden bir sofunun çalımı yanında, bir fatihin gururu bile soluk kalır.