Ümitsizliğe talim eden ve kendini kabullenen cesetleriz; kendimize rağmen hayatta kalırız ve yalnızca yararsız bir formaliteyi yerine geıirmek için ölürüz: Sanki hayatımız, sadece ondan kurtulabileceğimiz ânı ileri atmamıza bağlıymış gibi.
Kendini ortadan kaldırmayı hiç tasarlamamış; ipin, kurşunun, zehirin ya da denizin yardımına başvurabileceğini hiç hissetmemiş kişi
aşağılık bir kürek mahkûmudur ya da evrenin leşi üzerinde sürünen bir solucan. Bu dünya elimizden her şeyi alabilir, bize her şeyi yasaklayabilir; ama kendimizi yok etmemizi engellemeye kimsenin gücü yetmez.