İlk defa Jerzy Kosinski okudum ve çok beğendim. Yaşlı ve zengin bir adamın evinde bahçıvan olarak çalışan Chance, patronun ölmesi üzerine evden ayrılmak zorunda kalır fakat gidecek hiçbir yeri yoktur. Anne babasını hiç tanımamış olan, okuma yazması bile bulunmayan, hayatı boyunca çalıştığı evin bahçesindeki bir kulübede yaşayıp televizyon izlemiş olan bu tuhaf adam birdenbire dış dünyaya çıkar. Yolda kendisine çarpan arabayı kullanan kadının eşi ABD yönetiminde üst düzey söz sahibi olan bir adamdır. Kadın, üstünde patronunun kıyafetleri olan Chance'i önemli bir mevkide bulunan zengin bir adam zanneder. Özür dilemek ve yaralanan bacağını tedavi ettirmek için onu eve götürür. Kadının eşi de Chance'i önemli bir insan zanneder, onu ABD başkanıyla tanıştırır. Bu yanlış anlamalar silsilesi roman boyunca devam eder ve Chance gitgide gerçekten önemli bir adam haline gelir. Televizyona çıkar, gazeteler ondan bahseder, röportajlar verir. Artık ABD yönetiminde söz sahibi olan önemli bir adamdır ama hâlâ okuma yazması bile yoktur. Kısacık ama çok güzel bir roman. İbretle okuyacaksınız.
Bir YerdeJerzy Kosinski · E Yayınları · 2012540 okunma
Kurmaca okumak empati kurma yetinizi güçlendiriyor ve empati kurma yetisi kuvvetli insanlar kurmaca okumaya daha meraklı oluyorlar. Ama kurmaca okumanın ciddi etkisi olduğuna ilişkin bir ipucu da bulunuyor, diyor Raymond: Gerçekleştirdiği çalışmalardan birinde -çocuklardan ziyade anne babaların tercihiyle- kendisine daha çok hikiye kitabı okunan çocukların diğer insanların duygularını okumak konusunda daha iyi oldukları ortaya çıkmış.
Psikolojik farklılaşmamız, hayatta kalmamız açısından iki bakımdan önemlidir: Birincisi bu, totalitarizme karşı bir garanti oluşturur. Toplum, bireysel deliliğe izin verdiği oranda, kolektif deliliğe katılma oranı o derece az olur. İkincisi, gelecek yüzyılların bilinmezliğine karşı bize yardımcı olma açısından. Bilgi patlamasını, sonsuzluğa ve uzaydaki bilinmeyenlerle giderek artan maceramızı dikkate alırsak bireysel çeşitliliği mümkün olduğu kadar çok korumamız gerekir.