lorenzo medici

Gurbet hala, bir zaman söylendi, sebep olanlara beddualar yağdırdı. Peygamber postunda oturan koca Aliosman padişahını kovmuşlar, hoplayıp tahtına kurulmuşlardı. Ne istiyorlardı bunlar, Allah'tan belalarını mı?
Sayfa 100·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bu gezi haberlerinde Bandırma karşılayıcılarından yaşlı kadın ve erkeklerin el -daha korkuncu- AYAK öptükleri yazılıydı. Bunun gerçekten alçaltıcı ayıbını yüreğinde duyarak kaşlarını çattı.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Bir savaş subayından çok, diplomat yaratılışlı olan Edip Servet geçen gün yazıhaneye uğramıştı. Sıkıntıyla anlattıklarını hatırlayarak gülümsedi. Gazi Paşa sıkı emir vermiş, ''Hicaz'da kesinlikle şapkanı çıkarmayacaksın!'' diye... Şapkayla Mekke'ye girmek, ölüm cezasına çarptırılmayı gerektiriyormuş... N'apacağını sormuştu, bahtsız temsilciye... ''Düşünüyorum,'' diye boynunu bükmüştü Edip Servet, ''karar veremiyorum, yardan mı geçeyim, serden mi?'' ''Ne yardan, ne serden... Şapkadan geç!'' ''Fotoğraf icat edilmeseydi, müzevirler de böyle bir fırsat kollamasaydılar, olacağı oydu...''
Sayfa 83·Kitabı okudu
Nerede denedin sen bu rezili? İktidara çalışırken denedin. Babam da yiğittir arkasını iktidara verdi mi! Aslına bakarsan, biz önce kendimizi, sonra birbirimizi aldattık komitacılıkta... Aldanmanın, aldatmanın en korkuncu, başarılarımızı kendi gücümüzün sonucu saymamızdır. ''Ya?'' ''Bana öyle geliyor ki, Abdülkerim oğlum, ne yaptıksa, iyi kötü, hep Almanların isteğiyle, onların desteği sayesinde, onların çıkarına yaptık. Bugün başımıza bir felaket gelirse, artık bu desteğin memlekette işlemez olmasından gelecektir.'' ''Aklım ermedi. Ordu, devlet... Hükümet... Parti...'' ''Boş ver... İktidarı hak etmemiştik. İmparatorluk bu yüzden battı. Son umudu Ziya Hurşit serserisine bağlamakla bulduk hak ettiğimizi... Hak ettiğimiz... Rezillikti çünkü... Böyle serseriler direnemez sıkıyı görünce...''
Sayfa 74·Kitabı okudu
''Vatan millet lafı edenler var. Mübadil mallarını bölüşüyorlarmış kodamanlar. Musul parayla satılmış. Olmaz diyen Lazistan mebusu Şükrü Bey, Topal Osman gibi bir rezile boğdurulmuş. Hile katılmış son seçimlere. Bununla yetinmeyip Terakkiperver Parti kapatılmış. Şeyh Sait ayaklanmasını bahane edip söz hürriyetini, yazı hürriyetini ortadan kaldıran Takrir-i Sükun kanunu çıkarılmış. Gazeteciler İstiklal Mahkemesi'ne verilmiş kanunsuz. Niyetleri terör yoluyla diktatörlükmüş. Yaşanmaz hale gelmiş memleket. Oysa, cephelerde İttihatçı subayların gayretiyle, cephe gerisinde İttihatçı memurların, İttihatçı eşrafın gücüyle kazanılmış zafer... Hanedanla halifeliğin kaldırılması İngilizlerin işine geliyormuş aslında... Bunu böyle düşünenler vatan haini sayılmış...
Sayfa 63·Kitabı okudu