“Dünyayı yerinden oynatmak için bir dayanak noktası dileyen adam haklıydı. Bizim gibiler, çok genç yaştan başlayarak kendilerini yazının tılsımına inandıranlar, kitaplardan oluşan bir dayanak noktası yaratmıştık kendimize, ondan bir biçimde yoksun kalsak sonsuz bir boşluğa yuvarlanacak, uzayda kaybolan astronotlara dönüşecektik. Nasıl geçerdi günler, aylar, yıllar, kitapsız? İpin ucunu kaçırmaz, hastalanmaz, yanmaz mıydık?”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Her okur kitaplığında kapağını açmadığı kitaplar olsun ister. Onların vaadlarını önemser. Ummak, hayatın en sağlam fiillerinin başında gelir. Ne yazık ki yanıbaşında ukde dikilir: Okuyabilecekleri tartsam, okuyamayacaklarımın ne kadarıdır? Akıllı okur, belli bir yaşa geldiğinde tevekkül duygusuna erişmeyi başarır: Bütün susuzlukları sonuna dek giderebilecektek su görünmezdir."
“Bütün yazıları okuyabilmeli, her alfabede yazabilmeliydik. Yerküreye böyle biri gelmemiştir. Yalvaçların bile yabancı dilleri tanımadığı bir dünya burası. Köşemizde, harflerin harflerimize çevrilmesini, dillerin dillerimize döndürülmesini beklemeye alışmışız. Onbinlerce yapıtla henüz okuyabildiğim dillere aktarılmadıkları için tanışamamış olduğumu bilmek canımı acıtıyor.”
"Bütün evren kenarda durur, okurken. Bir kitabın sayfaları arasına daldığınızda, ötekiler, sesleri ve sözleriyle kaybolurlar. Aydınlık, ılıman, korunaklı bir diyardasınızdır; karanlık, sert ürkütücü bir yazının harfleri gözünüzün önünden akıyor olsa bile. Ondandır, ışığı söndürüp başınızı yastığa koyduğunuzda, sizi kuşatan gerçek dünyanın yerini daha gerçek bir dünyanın alacağını bilirsiniz. Böyle okumamışsanız hiç, siz henüz yaşamamışsınız demektir."