“Mutluluk ve erdemin sırrıdır; yapmak zorunda olduğun şeyi sevmek. Tüm şartlandırmaların amacı budur: İnsanlara, kaçınılmaz toplumsal yazgılarını sevdirmek.”
Birinci Dünya Savaşı, edebiyatta romantik-idealist ütopya rüyalarının sonunu getirmiştir; tıpkı gerçek dünyada hayata geçirilmek üzere olan birkaç ütopik planın korkunç sonuçlara yol açacağı gibi… Hem Rusya’daki komünist rejim hem de Almanya’daki Nazi hakimiyeti ütopik birer hayal olarak başlamıştır.
Zamanımız böylelerine hayran işte, böyle günün türküsünü çağıranlara! Gösterişler, kırıtmalar altında köpüğe benzer boş bir beyin. Bununla en parlak, en ince görüşlü insanların ağzından girip burnundan çıkmayı becerirler. Oysa içlerini yoklarsanız, bir üfürmede su kabarcıkları gibi patlayıverir neleri varsa.