İnsanlar fıtraten Hálıkını pek ciddi severler ve Hálıkları onları hem sever,hem Kendini onlara her vesile ile sevdirir ve insanın istidâdı ve cihâzât-ı mâneviyesi, başka bir bâki âleme ve ebedi bir hayata bakıyor... Ve insanın kalbi ve şuûru, bütün kuvvetiyle beka istiyor..ve lîsânı,hadsiz dualarıyla beka için Hálıkına yalvarıyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Peygamberimiz, yatmadan önce şu duayı yapmayı tavsiye
etmiştir: “Allah’ım! Kendimi sana teslim ettim. İşimi sana havale
ettim. Azabından korkup, sevabını umup sırtımı sana dayadım. Sen-
den (azabından) korunmanın ve güvende olmanın tek yolu, ancak
sana (rahmetine) sığınmaktır. İndirdiğin kitabına ve gönderdiğin
Nebî’ye inandım. Beni öldürürsen (bozulmamış) fıtrat üzere öldür.
Bu kelimeleri son sözlerim eyle.” (Buhârî, Deavât, 6.)
İnsan, bizatihi saygın bir varlık olduğundan dolayıdır ki
onun kanını dökme, ona maddi, manevi şiddet uygulama,
iftirada bulunma, gıybetini yapma, alay etme, küçümseme,
taklidini yapma, hatta onunla ilgili eyleme dökülmemiş
kötü zanlara sahip olma dahi onun onurunu inciteceğinden
yasaklanmıştır. Zira o, kâinatın gözbebeği, âlemin zübdesidir.
Onun gönlünü hoş tutmak, onu incitmemek en değerli
ibadettir. Çalab’ın tahtı olan gönlü yıkma, nazargâh-ı İlahî olan
kalbi kırma Kâbe’yi yıkmak kadar büyük bir suçtur.