birvarmışbiryokmuş

birvarmışbiryokmuş
@kkitapzade
kocaeli
13 Mayıs 1993
531 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Puan vermedi·120 syf.··
2021 15. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2021 14:56
Tıpkı hayvan türünde olduğu gibi, insanlarda da kendi ayaklarını istediği gibi kullanmanın bir ayrıcalık olduğuna inandırılmış beyinlerle yaşıyorduk. Kitap beyaz diş 'in aynısı demeyeceğim birbirini tamamlayan eserler diye yorumumu yapmak isterim. Beyaz Diş'te yine bir hayvan vardı, fakat kötü kalpli bir hayvandı, vahşiydi, saldırgandı. Onun nasıl iyi kalpli olduğunu okumuştuk, bu eserde ise uysal, sevecen, sahibine sadık bir köpeğin zorbalıkla, işkenceyle nasıl doğasına dönüp vahşileştiğini okuduk. Birbirlerine zıt ama eş anlamlı olan bu iki eserde beni okurken derin duygulara sokmayı başardı. Bilmiyorum belki yakında tekrar Beyaz Diş'ide okuyabilirim. Bu arada filmiyle beraber okuyup izlemek yine beni her ikisine de tutkulandırdı. O dönemlere göre film çok iyi çekilmiş ve kitapla akış aynı gidiyordu. Kitabı okumak düşüncelerimde çok derinleştirmemişti beni, Buck'a yine üzüldüm çünkü ben tam bir köpek canavarıyım ( iyi yönden ) :) beni, ama izlerken Buck'in işkenceleri ve zorluklarını görmem beni derinden etkiledi.Bir köpeğin ağzından eseri okumak da ayrı bir güzellikdi. Hayvanların diliyle insanlığı anlatan güzel bir yapıt.
Vahşetin ÇağrısıJack London · Atlantis Yayınevi · 201643,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·250 syf.··
2021 14. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2021 22:44
Kitap başta bir baba ve amca gözüyle nesil ve çağ farkı olarak gençlerle aralarında ki kendi farklarını ele alıyordu. " Nihilizm" konu başlığı altında sohbet eder gibi okuduğum bir roman oldu. Başta Arkadi'nin babası ve amcası arasında ki " nesil" farklılıklarının şuan günümüzde nasıl işlendiğini anlatması bana kendi ailemle aramdaki çağ farkını hatırlattı. Sizlerde de bu sorunlar varmı bilmiyorum ama bizde hala, odama kapanıp kitap okumam (kafayı yiceksin bir salona gel insan içinde otur) televizyon izle muhabbetleri oluyor. Onlar gibi saatlerce TV karşısında vakit öldürmediğim için, bazen delirmiş bir insan gözüyle bakıyorlar bana. Tek başıma sinemaya gitmem, gezmem yine onlar için " insanlarla aramda ciddi sorunlar olduğunu" gösterse de bence herkes artık yalnız kalıp kabuklarına çekilmeliydi benim gözümde. Bir nesil atlamak bile geridekilerle o kadar çatışma çıkartabiliyor ki , Arkadi ve Bazarov'u çok iyi anladım. Fakat kitap ortalarda artık baba ve amcadan çıkıp bu sefer de gençler arasında " nihilizm" e değindi ve o hiç aşık olmam diyen Bazarov bile bu hastalığa tutuldu... Açıkçası kitabi gerçekten bir babanın oğullarıyla arasında ki muhabbeti okuyacağımı isminden dolayı bana enjekte etmiş olsada, bir Karamazov kardeşler değil di tabikide :) Hem nesil ve çağ farklılıklarını hemde nihilizm için ufaktan minik bir felsefe olarak okunacak güzel bir klasikti :) sevgiyle kalın.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · İlya Yayınları · 201355,8bin okunma
Puan vermedi·376 syf.··
2021 13. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Şubat 2021 22:40
·
Uzun zamandır dosto okumadığımı anlayınca, hem çok güzel bir tercih yaptığı mı hemde sindire sindire okuyarak çok güzel bir doyuma ulaştığımı hissettim. Roman olarak değilde daha çok otobiyografisini okuyormuş gibi hissettim. Bu yüzden bu eseriyle iyi seçim yapmış olmanin mutluluğuda eklendi kitaba :) Okurken o kadar karaktere bağlandım ve kendim gibi hissettim ki bu his beni özgürlüğümden mahkum etmiş olsada, çok tuhaf insanlarla dört duvar arasında kalmış olsamda, çok deneyimler kazandırdı. Hapiste geçen günlerini iyisiyle kötüsüyle anlatan dosto sayesinde birsuru koğuş arkadaşım ve sadık bir köpeğim oldu :) Fakat; çok iğrenç olaylara da şahit oldum. Sırf kıskançlığı yüzünden bir canı katletmiş insan görünümlü yaratığın olayları nasıl rahat anlatabildiğine şahit oldum. Mahpusların işledikleri cinayetleri ne kadar duygusuzca anlatabildiklerine şahit oldu gözlerim. Yine aynı adamlardan biri , gırtlağına kadar borçlandığını, babasını da mirasına konmak için öldürdüğünü anlatışına şahit oldum. Maalesef. Aynı şekilde suçsuz olup 10 yıl hiç yoktan yere yatan bir mahpusun, altı kişi öldürmüş olan insandan daha fazla ceza aldığına şahit oldum. Yeri geldi kendimi o dört duvar arasına sıkıştırdım özgürlüğümü kapadım dünyaya. Bir kaç dakika dahi olsa o hapishanede nasıl yaşayabilirdim bu gibi insanlarla diye düşündüm durdum. Malum Türkiye'de kimin ne zaman hapsi boylayacağı hiç belli olmaz. Yapamadım. Haksızlıklar karşısında ne susabilirdim nede sakin kalabilirdim sanırım. Bir duvarın kenarında kafamı duvarlara vura vura pekmezimi akıtır oracıkta ölmeyi şeref edinirdim kendime herhalde. Dosto okumak isteyenler otobiyografi olarak düşünerek bu romanını en kısa zamanda okumalı.
Ölüler Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,6bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2021 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2021 12:28
Çok merak ederek aldığım, ama bir hata yaptığım roman oldu. Çünkü ne bir inceleme, ne bir araştırma tam anlamıyla yapmamıştım. Büyük ihtimal burada birkaç alıntıları gözüme çarpıp nasıl bir kitap acaba diyerek almışım. Kötü diyemem ama benim tarzım değildi. Karakterimiz sayesinde o kadar çok kültürle karşılaştım ki, Japon kültürü, Fransız kültürü, Kosta Rika kültürü, Bask kültürü.... Beynim artık yeter diye isyan ediyordu açıkçası. Hele hele şu Japonların " Go" oyununu o kadar merak ettim ki kitabı okurken bir yandan da oyunu öğrenmeye çalıştım. İtiraf edeyim uzak doğuluların bu kadar zeka olmasının sebebi kesin bu oyuna kendilerini adamalarıymış demek ki :) Oyun benim aşırı dikkatimi çekti ve çok güzel... Tahta ve strateji oyunu. Bir bakın videolarına derim. Neyse konudan uzaklaşmayalım karakterimiz hayatını Go oyununa göre düzenleyip hareketlerini buna göre belirleyebilmesi, farklı bir düşünce dünyasına girebilmesi kitabın ana konularından biri. Bu konuda ilk öğretmeniyle konuşmaları çok güzel ve sürükleyici bir bölümdü benim için. Kitabın adı aşırı bilgelikten basitliği yakalamaya yönelim anlamını taşısa da kitabın vermek istediği mesaj farklıydı. CIA ve FBI gibi örgütlerin Arap kültürlerine bakış açıları, Rusların, Japonların, Amerikalıların, Çinlilerin birbirleriyle olan ilişkilerinde birbirlerine karşı bakış açıları gibi çok geniş bir yelpaze var. Yani esas konu dışında kendinizi bazen Pearl Harbor saldırısında da bulabiliyorsunuz Hiroşima'da da bulabiliyorsunuz. Ama dediğim gibi bunlar romanın konusuna o kadar ince serpiştirilmiş ki bu saldırılar salt siyaset olarak verilmemiş. Bu konulara merakı olanlar için güzel bir eser. Emek kokan bir eser. Fakat benim için biraz fazla şişirilmiş. Özelliklede Hel'in Allah versin her dili öğrenebilme kapasitesi, zekası
ŞibumiTrevanian · E Yayınları · 20249,5bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2021 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2021 11:31
Charles Bukowski okumaya şiirleriyle başladım çünkü o edebiyat dünyasına önce şiirle girmişti. Dolayısıyla onu ince görecek ve sevdiği yerinden vuracaktım. Bu acemi stratejim sonradan onun hayatını çok merak etmemi sağladı. Peşinden de çocukluğunu öğrendim ve okumalarımı ona göre yaptım. Çünkü her ne olursa olsun okuduğunuz şiirde sizi etkileyen ilginç bir takım tuhaf şeyler varsa, hissi bulursanız o merhum dizeleri, şairinin hayatına dair bir şeyler de muhakkak öğrenmek istersiniz. Bu bir hastalık değil, korkmayın. Gayet doğal ve insani bir durum. Size tavsiyemdir; ilk bu kitabıyla tanıyın charlesı. Ona aşığım. Sayısız kere dinlediğim kadınlarının ağzındaki Hank seslerine aşığım. Yediğin dayaklardan, para için alkol yarışlarına ve sayısız kadınlarına rağmen sana tutkum asla azalmadı. Aksine sana daha çok deliriyorum. Senin gibi bir adamın hayatımın kıyısından köşesinden geçmesini dilerdim. Neyse her şey bir yana bu kitabında sırasıyla hayat hikayesini okuyabildiğimiz ve önerileri bol olan bir eserdi. Kitabı okurken Charles'in begendiği benimde tanıştığım üç tane yeni yazar oldu. Kitaplarını okuyacağım. Charles'in elinin değdiği her şey güzeldir. Bakmayın onun ayyaş, berduş suratına öylee... Sizde 6 yaşında babanızdan sayısız dayak yemiş poposu üstüne oturamayan ve vücudunda ustara yaraları olan bir çocukluk yaşasaydınız sizde toplumu sevmez, insanlardan kaçar ilk ve tek dostunuz kadınlar ve alkol olurdu... Kadınlar olurdu çünkü Charles kadınlara, sadece kadınlıklarını yaşatmak isterdi. Annesinin yaşayamadığı duyguları başka kadınlarda yaşamadan mahrum kalmasın diye. Onu tanımalısınız. En azından bu kitabıyla şans vermelisiniz ... Keyifli okumalar şimdiden
Bukowski'nin KadınlarıNazan Arısoy · Dokuz Yayınları · 2018242 okunma