Kitabın bu yazacağım bölümü o kadar dikkatimi çekti ve o kadar tanıdık geldi ki… Günümüz Türkiyesi ve sizde okuduğunuzda o kadar tanıdık gelecek ki…. “1922 ve 1936 yılları arasında Filistin’deki Musevi nüfusu, 84.000’den 352.000’e yani dört katına çıkmıştı. Bu zaman zarfında Arap nüfusu da, 900.000’e çıkmış, yüzde 36 artmıştı. Bu araya giren on dört yıl boyunca Musevi Toplumu Filistin’de güçlenmiş, Filistinli Araplar arasında milliyetçi bir hareket başlamıştı. Yıllardır Araplar Avrupa’dan göç eden Yahudilere arazi satıyorlardı. Kademe kademe arazi sayıları arttıkça Musevi liderler kendilerine ait bir devlet için baskı yapmaya başlamışlar ve Araplar Musevi istilasından korkmaya başlamışlardı. Çoktan 30.000 köylü Arap yani kırsal nüfusun dörtte biri arazilerin Yahudilere satılması ve birçok Arap arazi sahiplerinin başka ülkelerde olmasıyla evlerinden çıkarılmışlardı. Filistin kentlerindeki aileler fakirleşmişler ve birçoğu yeni gelen Yahudilere evler inşa ederek para kazanmaya başlamışlardı…” İşte eğer önüne geçilmezse canım ülkemin 10 yıl sonraki durumu şu anki Filistin’e dönecek. Şehit kanlarıyla alınan topraklarımız para ile Araplara parsel parsel satılıyor ve hiç kimsenin umrunda olmuyor…