Sevilen kişinin kaybı, kendi iç dünyamızda da bir parçanın ölümü anlamına gelir. İnsan, zaman geçtikçe onu özlerken, onunla yaşadıklarından çok, yaşanma ihtimali olup yaşanamayanları, olmamışlıkları, kaçırılanları özler. Asıl hüzün de burada yatar. İnsanın burnunun direği mecazi değil, gerçekten sızlar. Kişi, artık eskisi gibi yaşayamaz çünkü ölümün soğuk yüzü, ona hayatın geçiciliğini ve değerli olanın ne olduğunu öğretir.
Hiçbir suç yükleyemedikleri için kitap okumak diye bir suç icat ettiler. Cehaletin övgüsünü yapıyorlar. Örgütlü cehalet bu ülkede çok güçlü. Sorsan kabul etmezler ama hepsi doğal olarak kültür-sanat düşmanı.