Bu kadar sefil, tiksindirici bir cana niçin sahip çıktılar ki? Şüphesiz, artık menziline ulaşmak üzere olan yazgımın gereğini yerine getireyim diye. Yakında, ah çok yakında ölüm bu çarpıntılara son vererek, beni mezara sürükleyen acıların ağırlığından kurtulmamı sağlayacak. Adaletin nihai hükmüyle ben de huzura ereceğim.
Bir emniyet hissi, şimdiki an ile karşı konulmaz, feci gelecek arasında ateşkes ilan edildiği zannı, bir tür sakin unutkanlık verdi bana ki, insan zihni yapısı gereği bu unutkanlığa kolayca kapılıverir.
Benim için zindanın duvarları da, bir sarayın duvarları da aynı iğrençlikteydi. Yaşam kadehi ebediyen zehirlenmişti. Mutlu, yüreği şen insanlar gibi benim de üzerimde güneş ışıldıyordu, fakat çevremde yoğun ve ürkütücü bir karanlıktan başka bir şey göremiyordum.