9/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 100. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 23:59
Ember Hollow Ejderhaları serisinin üçüncü ve final kitabı olarak hikâyeyi kaldığı yerden devam ettiriyor ve serinin tüm önemli noktalarını bir araya getirerek okura veda ediyor. İkinci kitabın sonunda Hayden’ın kaçırılmasıyla yarım kalan olaylar burada doğrudan devam ediyor. Hayden gözlerini hiç tanımadığı bir yerde açarken, onu kaçıran kişinin sandığından çok daha tehlikeli ve sinsi biri olduğunu öğreniyor. Bu süreçte yalnızca fiziksel olarak değil, psikolojik olarak da büyük bir sınav veriyor. Gerçek kimliğini öğrenmesi, sahip olduğu gücün farkına varması ve kaderiyle yüzleşmek zorunda kalması karakter gelişimi açısından kitabın en güçlü taraflarından biri olmuş. Kitap boyunca Hayden’ın yaşadıkları gerçekten üzücüydü. Eşlerinden uzak kalması, aralarındaki bağın zayıflaması ve bunun ona hem fiziksel hem de ruhsal olarak zarar vermesi, yaşadığı çaresizliği okura hissettiriyor. Diğer tarafta Knox, Cael, Maddox, Cillian ve Easton’ın Hayden’ı bulmak için verdiği mücadeleyi okumak da oldukça keyifliydi. Her ne kadar hepsi güçlü ejderhalar olsa da zaman zaman sahip oldukları güçlerin ve imkânların yeterince kullanılmadığını düşündüm. Bu nedenle bazı olaylar daha kolay çözülebilecekken uzatılmış hissi verdi. Serinin en merak edilen noktalarından biri olan Hayden’ın gerçek kimliği ve dönüşümü ise kitabın en tatmin edici bölümlerinden biriydi. Özellikle Hayden’ın sonunda kendi gücünü kabul etmesi, dönüşümünü gerçekleştirmesi ve hikâyenin sonlarına doğru daha güçlü bir karakter olarak karşımıza çıkması hoşuma gitti. İlk kitaplardan itibaren birçok kez kurtarılmayı bekleyen bir karakter gibi görünürken, bu kitapta kendi kaderini şekillendiren biri hâline gelmesi güzel bir gelişimdi. Romantizm tarafında ise seri yine kendi çizgisini koruyor. Eş bağı konusunun tamamlanması, tüm
Alevlerin ŞafağıTessa Hale · Nox Yayınları · 202645 okunma
''Birimiz Ölmek Üzere''
8/10
·352 syf.·
2026 1. kitabı
#kitapyorumu • İlk kitabı okuduktan sonra bu kitapta beklentim oldukça yüksekti. Bu arada diziyi izleyenler için burada küçük bir not düşmem gerek: Eğer dizinin 2. sezonunu izleyip 'kitabı okumama gerek yok' diye düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz! Kitap ve dizi bu noktada yollarını tamamen ayırıyor. Birbirinden tamamen bağımsız iki farklı kurgu izlemiş ve okumuş oluyorsunuz. Ancak bu durum beni üzmek yerine aksine çok heyecanlandırdı; aynı karakterlerin iki farklı hikâyesine tanıklık etmek, onlara olan bağımı daha da güçlendirdi. İki farklı hikâyeye de ayrı ayrı bağlandım; sanki tek bir hikâye yerine, aynı kadroyla iki farklı film çekilmiş gibiydi. Bu çeşitlilik kitabı benim için daha da özel kıldı. Kitapta bambaşka bir gizemin peşine düşmek harika bir sürpriz oldu. Benim için çok keyifli bir deneyimdi. Ancak ne yazık ki kitabın yarısına gelene kadar olay örgüsü neredeyse tekdüze devam ettiği için bir nebze de olsa hayal kırıklığına uğradım. Olaylar çözülmeye başladığında kitabın ilk yarısı anlam kazandı ama ilk yarısını atlatmak gerçekten zordu. Ara verdiğim bir dönem bile olmuştu. İlk kitaptaki karakterlerin yokluğu da aşırı derecede hissedildi. Ana karakterin Maeve olacağını biliyordum, ancak diğer karakterlerin kitabın neredeyse yarısından fazlasında görülmeyeceğini düşünmemiştim açıkçası. ''Birimiz yalan söylüyor'' incelemesinde kendisine çok bağlanamadığım için Bronwyn ile ilgili çok fazla bir yorum yapmamıştım, ancak bu kitapta gözlerim onu aradı. Fark etmeden nasıl da bağlamış beni kendine. Genellikle Maeve, Phoebe ve Knox arasında geçen bir olay örgüsü vardı. Kötü değildi ama mükemmel de diyemem. Kitapta sevmediğim şeylerden birisi Doğruluk mu Cesaret mi oyununun başta ana konu gibi tanıtılıp sonrasında sadece birkaç kez görünmesi. Oyun üzerinden devam etse,
İnceleme
Birimiz Ölmek ÜzereKaren M. McManus · Yabancı Yayınları · 2021518 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6/10
·384 syf.··
2026 11. kitabı
İlk kitap için Başkayer -tutuklanan, ekstra olan insanlar- ve numaralandırma sistemi detaylı anlatılsaydı daha güzel olurdu demiştim. İkinci kitapta yazar Başkayer'den bolca bahsediyor ki baş karakterimiz Kitty, Knox ve Daxton tarafından tutuklanıp Lila olarak Başkayer'e gönderiliyor. Başkayer'de bir yandan hayatta kalıp yaşamaya çalışırken bir yandan da Karaceketlilere -Devrim için bir araya gelmiş örgüt- yardım edip hep beraber Başkayer'i ele geçirmeye çalışıyor. Ve Kitty geçmişi ile ilgili büyük bir sırrı öğreniyor. Kitty ekstrayken III olmayı, III iken VII olmayı, VII iken X olmayı deneyimlerken, hayatının nasıl çalındığını okuyoruz. Gerçekten Kitty'in Lila olarak maskelenmesi benim zoruma gidiyor. İlk kitaba göre içeriği daha yoğundu ve ilk kitap gibi okuması rahat çabuk okunabilecek bir kitaptı. Kitap yine tahmin edilebilir bir şekilde ilerledi ve yine olaylar çok çabuk çok basit gerçekleşti. Merak edenler okuyabilir. Keyifli okumalar, kitaplı günler...
VezirAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20163,044 okunma
Puan vermedi·320 syf.·
2026 43. kitabı
Bu 3 kitabı okuduktan sonra toplu bir inceleme yazmak istedim. Aslında bana göre 2 kitap olsaydı yeterdi, 3cü kitap biraz gereksiz olmuş. Arkadaşlar yazarın yazım tarzını, kitabın karanlık romantizm olmasını, zorbalık içermesini tartışmayacağım. Benim için de fazlaydı, hatta bazı yerleri atlayarak okudum (siz anladınız). Ama yazar zaten uyarı veriyor kitabın başında ve ben de daha önce yazarın diğer kitaplarını okuduğum için alışığım ama yine de rahatsız ettiği kısımlar oldu da, neyse. Spoiler olucak bundan sonra. Sevdiğim kısım: Yazar bazı dark romance'larda olduğu gibi sadece smut yazıb, çok basit olaylarla kitabı tamamlamamış. Yani kitabın konusu, karakterlerin geçmişinin bir biriyle bağlılığı, yaşadıkları travmalar çok güzel işlenmişti. Özellikle Aiden'ın geçmişinde yaşadığı olayların Elsa'nın annesiyle bağlılığı çok iyidi bence. Sevmediğim kısım Hepimiz hayatımızda lise ya da universite konulu düşmandan aşka romantik dizilerde zengin erkek karakterin fakir, ya da zavallı kıza arkadaşlarıyla beraber zorbalık yapdıklarını, bütün işlerini onlara yaptırdıklarını, herkesin içinde onları rezil edip güldüklerini izlemişiz, doğrusu buna alışmışız ve hatta bu tarz kitapları okumağı da çok sevmişiz. Ama hiç böyle bir başlangıç olmamış. Bu kitap direk t*cizle başlamış, sonra kız t*cizçisine aşık olmuş, zorbalıkdan da beter yani. Ayrıca Elsa'nın babasının sonradan hikayeye katılması ve 9 yıl komada kaldıktan sonra( hiç inandırıcı değildi) 1 yıl içinde evlenmesi saçma geldi bana. Sonra kızın da hiçbir şey olmamış gibi babasını affetmesi garip hele Knox'ın Elsadan hoşlanmış gibi davranıp sonra kardeş olduklarını söylemesini sevmedim. Yani aslında kitabın başındakı uyarıyı dikkata alıp yazamadıklarım var. Eğer kitabın başlangıcında ana karakterlerin yüzleşmesi
Çarpık KrallıkRina Kent · Ren Kitap · 2024691 okunma
Naçizane Görüşüm
Puan vermedi·368 syf.··
2026 23. kitabı
piyon-vezir-şah üçlemesi basit bir anlatımla yazılmış. Kitty'nin günlüğünü okuyormuşum gibi hissettim. Hızlı okunuyor. Distopya sevenler için güzel bir seçenek. Kitabın başımdan beri Knox'la ne zaman birlikte olacaklarını merak ettim. Kitty'nin Benjamin ile konuşup içine düşen şüphe sonrasında Knox'un başına gelenlerle aydınlanışı iyi aktarılmış. Genel olarak çok büyülemiyor fakat sürükleyici bir kitap.'' ''Bu ülke insanlara aittir, yönetenlere değil.'' ''Özgürlük olamadan barış tutsaklıktır. Baskıdır. Bizi korkutmaya çalışabilirler. Ailemizle ve kendi canlarımızla tehdit edebilirler ama nihayetinde nasıl yaşayacağımıza karar veremeyeceksek, zaten hayatımız diye bir şey olmayacaktır.'' kitabın bana göre vurucu satırlarından biriydi.
ŞahAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20172,677 okunma
10/10
·592 syf.··
2026 18. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 00:00
Felsefe tarihini araştırırken bu kitabı tavsiye edenlerin sayısı bir hayli fazlaydı. En son cesaret edip okumaya başlamıştım. Sanırım bundan sonra tavsiye edeceğim kitapların başında yer alacak. Hikaye, 14 yaşındaki Sophie Amundsen'in posta kutusunda bulduğu gizemli mektuplarla başlar. Mektuplarda sadece şu iki soru yazar: "Sen kimsin?" ve "Dünya nereden geliyor?" Bu sorular Sophie'yi, ona mektuplar aracılığıyla felsefe dersleri veren gizemli bir filozof olan Alberto Knox ile tanıştırır. Felsefe kursunda antik çağdan günümüze değin uzanan filozoflar ve düşünceleri yer alır. Tabi güzel bir kurguyla beraber. Hem felsefe kitabı hem de bir roman olması sıkıcılığını ortadan kaldırıyor. Alışılmışın dışında bir kurgusu var ve bu kurgu bile hayatı sorgulamayı sağlıyor. Okurken çok keyif aldım.
Sofie'nin DünyasıJostein Gaarder · Pan Yayıncılık · 202043,7bin okunma