Ne yaptın da aşık ettin beni kendine?
“Bilmem,” diye güldü genç, “sadece sevdim seni. O kadar çok sevdim ki bırak senin gibi capcanlı bir kadının kalbini, taşı bile eritmeye yeterdi aşkım.”
Şimdiyse bu huzursuzluğu çok daha keskinleşmiş ve acı vermeye başlamıştı, ama artık ne istediğini açık ve net olarak biliyordu: Güzelliğe, aydın bir bilince ve aşka sahip olmak istiyordu.
“Aynasıza bak, sarhoş sandı beni iyi mi?” Kendi kendine gülümsedi ve derin düşüncelere daldı. “Gerçi öyleydim,” dedi ve peşinden ekledi: “Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım.”
Deli olmak, düşüncelerini iletmekten âciz olmak demek. Sanki yabancı bir ülkedesin, çevrede olup biten her şeyi görüyor, anlıyorsun, ama istediğini anlatmaktan, dolayısıyla da yardım bulmaktan umutsuzsun, çünkü orada konuşulan dili bilmiyor, anlamıyorsun.
“Hepimiz hissetmişizdir bunu.”
“Hepimiz şu ya da bu biçimde deliyiz zaten.”