Yaz akşamı, bağlarda bekliyorken rüzgârı,
Hüzün verir gönlüme şu bostan dolapları
Dökülen sularında günün rengi sönerken,
Boğuk gıcırtılarla o zayıf at dönerken
Her adım atışında bir inilti yükselir;
Bu yalvaran feryâdın uzaktan aksi gelir.
Beyazlanmış yelesi sürünürken rüzgârda,
Bağlanmış gözleriyle sonsuz karanlıklarda
İnleyip, inleterek döner zavallı döner ...
Geçtiği ayni yoldur, yorulduğu ayni yer.
İşte biz de böyleyiz: Gözlerimiz bağlıdır,
Gönlümüze yalvarır, gönlümüz dualıdır,
İnleyip inleterek senelerce döneriz,
Ayni yerde başlarız, ayni yerde söneriz.
Deriz ki ilerledik ayni yoldur geçilen,
Bu ebedî zulmette bir saraydır seçilen.
Nihayet bir gün gelir açılır gözlerimiz,
Kurtuluruz dönmekten son sözü söyleyip biz.
Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin
Şimdi ta içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin
Maziye karışıp sevda yeminim
Bir anda unuttum seni eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin