Kumandanın düğmesine basıp televizyonu açtım. Makyaja boğulmuş bir kadın gazete haberlerini okuyordu. Hakkari'de hain saldırıda sekiz şehit vermiştik. Bu kötü haberdi. Sekiz evlat, vatan için yaşama veda etmişti. Bahar ayları gelince maalesef her yer neşelenmiyor, çiçekler açmıyor, kelebekler uçmuyordu. Komutanların şehit evlerine ziyaretleri, yetkililerin yine o alıştığımız "çökerteceğiz, kökünü kazıyacağız" açıklamaları, kaçan teröristlerin arkasından başlatılan çaresiz kovalamaca... Kadın, bu haberi okuduktan sonra ünlü iş adamının vergi dolandırıcılığı haberine geçti. Televizyonu kapadım.
İşte bu kadardı. Sekiz hayatla ilgili haber yalnızca birkaç dakika sürdü. Çok doğal bir şeymiş gibi anlatıldı ve bitti.