Kitap, söz konusu kahraman Meursault’un annesinin ölümü ile başlıyor. Meursault’un bu ölüm karşısında gösterdiği soğukkanlı tutum, hikayenin kalan kısmında baş kahramanımızı tanıdıkça, olağan görünmeye başlıyor. Çünkü o, hayatı istediği, arzu ettiği şekilde yaşamakla beraber, bu hayatı sorgulamaya ve başına gelen olaylar yüzünden üzülmeye değer görmemektedir. Fakat onun bu tutumu, çevresindeki insanlar tarafından anlaşılmaz, garip hatta tekinsiz bulunur. Ve ansızın, plansız ve tamamen tesadüfi bir biçimde gelişen cinayet sonunda, Meursault hayatının kendi kontrolünden çıkıp, çevresindeki bu insanların kontrolüne geçtiğini fark eder ve kitap trajik bir hal alır.