بِاسمه سبحانه
Sözüm önce kendim için
“Nazarımda edipler insanlara âdiliklere karşı nefreti talim edecek mürşitlerdir”
-Ömer Seyfettin
Hikmet-âmiz gerekdür eş‘ar
Ki me‘alli ola irşâda medâr
-Nâbi
Allah resulü (sav) şöyle buyurmuştur:
Ey gençler topluluğu! Üzerinize düşen, evlenmektir. Kimin evlenmeye gücü yetmiyorsa oruç tutsun. Çünkü oruç onun için kalkandır.
Musa (as):
"İnsan ne yaparsa sen onun üzerine çullanırsın?" dedi. İblis:
"İnsan kendini beğendiğinde, amelini çok gördüğünde ve günahlarını da unuttuğunda ona çullanırım" dedi. Sonra İblis şöyle devam etti:
"Ey Musa! Seni üç şeyden sakındırırım:
1. Sana helal olmayan bir kadınla asla baş başa kalma!
Zira bir erkek helali olmayan bir kadınla baş başa kalırsa ben onun arkadaşı olurum. Birbirlerine karşı onları kışkırtıncaya kadar da arkadaşlığıma devam ederim!
2. Allah'a vermiş olduğun bir sözü mutlaka yerine getir.
3. Sadaka için bir şeyi ayırdıysan onu zaman geçmeden
hemen ver. Çünkü kişi sadaka için çıkartmış olduğunu hemen vermediğinde onun yanına giderim ve kendisi ile vereceği sadaka arasına girerek o sadakayı vermesine engel olurum."
Şeytanın "Şayet sen bunları açığa vurursan başka insanlar da sana uyar. Bu nedenle başkalarını ıslah etmek için bu durumu gizle." telkinleri de seni aldatmasın. Zira kişinin kendi nefsini ıslah etmesi başkasını ıslah etmesinden daha mühimdir. Zikredilen husus şeytanın başkasını ıslah etme kılıfını kullanarak kişiyi kışkırtmasıdır ve bu da katıksız riyadır. Bu nedenledir ki kişinin kendi kusurunu açığa çıkarması nefsine ağır gelir.
Nefse galip gelen haller oburluk, şehvet, serkeşlik ve ibadetten kaytarma olduğu için bu nefsi ıslah etmenin en uygun yolu nefsi aç bırakmaktır. Çoğu hallerde açlığın acısını nefis hisseder ve bu durum nefsin dizginlenmesine sebep olur. Nefsin aç bırakılmasındaki gaye, nefsin dizginlenerek normale dönmesini sağlamaktır. Nitekim nefis normale döndükten sonra kişi de normal gıdasına döner.