Puan vermedi
#alıntı “Ormandaki dallar öyle yoğun ki yağmuru hissedemiyorsun.” Herkese merhaba, Aslında uzun zaman önce okudum #hamnet i ancak demlenmesi için biraz bekledim. Kafamın içerisinde Agnes ile uyuyup uyandım. Kadınlığın, anneliğin başka bir evin düzenine ayak uydurmaya çalışırken hangi ülke de olursan ol hangi dili konulursan konuş ortak dert aynı. KADIN OLMAK. Agnes evladı amansız hastalığa yakalanmışken eşi ise ailesinden kilometrelerce uzakta kendisine ayrı bir düzen kurmuş ilk ayrılıklarından bu yana yazdığı mektupta bile kendini ele veren bir yabancılaşma ile mücadele etmektedir. Büyük evladını hastalıktan korumuş ancak ikizlerden diğeri yakalanmıştır. Karanlık ormanın şifacı otları da yaraya merhem değildir. Bas bas bağıran bir isyan yok. Satır aralarında bir annenin sessiz çığlığı, yalnızlığı, tek başına bırakılmışlığı var. Bazı sahneler o kadar tanıdık geldi ki okumaya ara vermek en güzeliydi. Kaldığım yerden devam ettiğimde ise insanları affetmek bir sonraki haksızlığa davet etmekti. Anladım. Yazar #hamnet i yazarken tarihi olaylardan esinlenerek çıkış noktasını da kaleme almış. Buna rağmen kurgu bir eser olduğunu biliyoruz. Takılı kaldığı bir nokta ise 1500’lü yıllarda geçtiğini vurgulayıp İstanbul’a Konstantinopolis dersen mantık hatası olur. İstanbul 1453’te fethedildi. Halen hazmedilemiyor… Bu konu kırmızı çizgimiz. Esere yeniden dönecek olursak eski bir hikâyeyi günümüze taşıyarak yorumlamak okuyucuya modern bir klasik hediye ediyor. İçimize işleyen satırlar dilimize #kıvançgüney tarafından çevrilmiştir. Hamnet
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,5bin okunma
Puan vermedi·238 syf.··
2026 69. kitabı
Puslu Kıtalar Atlası, 17. yüzyılın Konstantinopolis'inde, düşlerini bir atlasa dökerek dünyayı anlamlandırmaya çalışan İhsan Oktay Anar'ın felsefi ve fantastik dünyasını anlatır. Yazar, İhsan Efendi ve oğlu Uzun İhsan'ın maceraları üzerinden varoluşu, rüya ile gerçeklik arasındaki o ince çizgiyi, Osmanlı'nın yeraltı dünyası ve felsefi sorgulamalarla harmanlayarak eşsiz bir üslupla işler.
Puslu Kıtalar Atlasıİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202467,8bin okunma
Reklam
Konstantinopolis babeeee
7/10
·492 syf.··
2026 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 18:29
Yine özgün bir kurguya sahip kitap daha, Delaney bu işte bence gayet iyi. Önceki Kız kurguda başarılıydı. Kitabın ana karakteri bir oyuncu, bu nedenle bana diyalogların tiyatro metni tarzında yazılması normal geldi. Bazı okurlar bundan rahatsız olmuş ama asıl kitabın ruhunu yansıtan bir detay bu olmuş bence. Gayet iyiydi sevdim. Clarie Wright bir tiyatro öğrencisi. New York'ta okuyor aynı zamanda bir hukuk firmasıyla anlaşmalı olarak eşini aldatmaya meyilli beyleri baştan çıkarıp parasını kazanıyor(temassız :) bir müşterisi ise otelde ölü bulunuyor. Şüpheliler ölen kadının eşi olan Patrick ve oyuncumuz Clarie. Patrick tam bir Baudelaire hastası çevirmen. Şiirler romantik bir cinayet nasıl işlenirin özeti. Çok detaya girmeyeceğim özet şeklinde. Özgün içerik.
İnan BanaJ. P. Delaney · Pena Yayınları · 201923 okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2026 7. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 15:07
İskenderiye Dünyayı değiştiren şehir İslam Issa Antik Mısır’da domuz yemek yasak. Pis hayvan kabul ediliyor. Yoldan geçen biri domuza dokunursa nehir yıkanması gerekiyor hem de elbiseleriyle. Domuz çobanlarının tapınaklara girmesi yasak Eskiden gümüş daha değerli ve daha nadirdi Helen, Zeus ve Sparta kralının kızı, dünyadaki en güçlü kadın İskender , Aristo’nun öğrencisi. Aristo Platon’un öğrencisi İskender, Aristo’yu kendi babası gibi seviyor İskender, uzun ve ortadan ayrılmış saçları, traşlı yüzü ile döneminde farklı idi Halka açık küvetler vardı. Erkekler soğuk suda yıkanırdı. Kadınlar sıcak su Amazon kadınları, savaşçı kadınlar, erkeklerle kısa süreli cinsel ilişki yaşarlardı. Erkek çocuk olursa ya babaya verilir ya da öldürülürdü. Kız olursa gruba katılırdı. Amazonların lideri Thalestris, güçlü bir varis doğurmak için 13 gün İskender ile birlikte oldu. İskender, 16 yaşında babasının yerine Makedonya’nın lideri oldu Persler, antik dünyanın ilk süper gücü İskenderiye’den (Akdeniz) Hint Okyanusu’na bağlanan (Kızıldeniz) Firavun kanal sistemleri vardı İskender’e tanrının (Zeus) oğlu deniyordu Nil taştığında sular kanallar ile sarnıçlara doldurulurdu. Hem sorun olan taşkın çözülmüş hem de su sağlanmış olurdu. Bin sarnıç şehri İskenderiye Her evin tatlı su sarnıcı vardı İlk hayvanat bahçesi ve botanik bahçe İskenderiye’de İskender en az 8 kere yaralandı. Savaşlarda İskender gece içki ve alemleri severdi. Hipokrat şarabı ilaç kabul ediyordu İskender M.Ö 323’de Babil’de öldü 32 yaşında İskender yerel halka hoşgörü gösterirdi İskenderiye Pharos deniz feneri en az 117 metre yükseklikte Mumya hazırlama, organlar çıkarılıp kurutulur, vücut şarap ve baharatlarla durulanır, ceset tuzla kaplanırdı. 40 gün sonra ceset doldurulur. 70 günde mumya lahite yerleştirilirdi. Aristo’nun
İskenderiyeIslam Issa · Timaş Yayınları · 20252 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 15. kitabı
Mary Shelley'in efsaneleşen eseri Frankenstein; gotik tarzda yazılmış bir başyapıt olarak karşımıza çıkıyor. Eserde; simyacıların peşinde olduğu şeylerden biri olan ölüyü yeniden diriltme konusu işleniyor. Okuduğu kitaplardan etkilenen hırslı bir genç olan Victor Frankenstein, ölümsüzlük arayışı içindedir ve bir yaratık meydana getirir. Fakat işler istediği gibi ilerlemez, tasarısını bir "canavar" olarak nitelendirir. Sonrasında onu terk eder fakat canavar onu bulur, sevdiklerine zarar verir ve aralarında bir mücadele yaşanır. Kitap başta Victor Frankenstein'ın açısından olaylara bakıyor sonrasında canavar kendisi hakkında açıklamalarda bulunuyor ve ondan yalnızlığından kurtulabilmesi için kendi türünde birini meydana getirmesini istiyor. Başta Victor Frankenstein bunu kabul etse de fikrini değiştiriyor ve aralarında mücadele yaşanıyor. Ben yeni bir eş konusunda iki tarafa da hak verdim. Canavar, kendi iradesi dışında hırslı bir adam tarafından yalnızlığa itilmiş ve insanlar tarafından nefret edilen bir figür haline gelmişken kendi gibi bir eş istemesini normal buldum. Victor Frankenstein ise eşin nasıl düşüneceğini bilmeden bu canavarların üremesini ve dünyaya bela olmasını istemiyor bu konuda o da haklı. Ama tabi baştan düşünmesi gerekiyordu. Kitap gerçek canavarın yaratık mı yoksa onu meydana getiren ve yüzüstü bırakan Victor Frankenstein mı olduğunu sorgulatıyor insana. Benim dikkat ettiğim başka bir husus kitabın yazarı Mary Shelley'in Türk ve İslam nefreti oldu. Kitapta anlatılan bir hikayede Türk'ten bahsederken hain ve nankör ifadelerini kullanıyor. İstanbul için Konstantinopolis diyor ve Hz. Muhammed hakkında saçma bir ithamda bulunuyor. Kitabı 18 yaşında yazmış biri olarak "batılı" cehaleti içerisinde bunları yazdığını düşünüyorum. Bu kısımlar benim rahatsız
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,8bin okunma
İlber Hocadan Fatih
8/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
Fatih Byzantion, Augusta Antonina, Nova Roma, Konstantinopolis ve Konstantiniyye, Stinboli, İslâmbol, Tsargrad, Dârü’l Hikâfetü’l-Aliyye, Darüssaâde, Dâr-ı Saâdet ve 1930 Mart İstanbul. 6 Nisanda başlayan kuşatma 29 Mayısta yani tam 53 gün sonra son buluyor. Bilinenin aksine İstanbul, deniz yoluyla değil Topkapı‘da aşağıda açılan lağımdaki büyük burçların çökertilip askerlerin yoğun bir şekilde girmesi ile fethedilmiştir. ******** Bûm nevbet mîzened ber târem-i Efrâsiyâb Perdedâr-i mîkuned der kasr-ı Kayser ankebût, (Örümcek, Kayser'in (Bizans İmparatoru) kasrında perdedarlık yapıyor, baykuş ise Efrasiyab'ın sarayında nevbet (nöbet) vuruyor.") Sözleriyle Fatih Ayasofya’ya giriyor. Ve 6-7 sene sonra da Sarayıyla birlikte geliyor. *********** Fatih hakkında; Müthiş bir sanatçı kimliği var. “Avni” mahlasıyla şiirler yazıyor, tamlamalarını ise Türkçe yapıyor. Arapça ve Farsça yerine. Kaligrafi yeteneğiyle, kitap sevgisiyle tanınan bir hükümdar. Milli tarihimizde Fatih Sultan Mehmet batı ile doğu arasında denge kuran; devletimizi, milletimizi ve özellikle kültürümüz Batı’ya açanların başında gelir. O, bir zanaatkar değil; aksine, meslekten bir aydın niteliğindeydi. Hiç taviz vermeyen, hiçbir ayrıntıyı unutmayan keskin bir zekaya ve fevkalede sert bir mizaca sahipti. Coğrafyayı iyi bilen, zamanı doğru okuyan, stratejik öngörüleri güçlü bir devlet adamıydı. Hurufiliğe Mezhebi; Hurufilik, 14. yüzyılda Fazlullah-ı Hurûfî tarafından kurulan, harflerin ve sayıların gizemli (batıni) anlamlarına, insan yüzündeki hatlara ve seslerin ilahîliğine dayanan bir mezheptir ki Fatih bu mezhebi benimsemiştir. Matematik astronomi coğrafya gibi alanlara da ilgi duymuş; klasik metinlerden çağdaş eser ve bilgilere kadar pekçok kaynağı takip etmiştir. Fatih Sultan Mehmet, tam anlamıyla bir
Fâtih Sultan Mehmedİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 2025908 okunma
Reklam
Reklam