a

Abdülhamid’i Anlamak

3 üye
Takip
TARİHİN EN BÜYÜK MAZLÛMU...
(...) Bu bağlamda Üstâd Necip Fazıl Kısakürek, Sultan II. Abdülhamid'i bir "aksiyon ve taarruz kahramanı" olarak değil, bir "müdafaa ve eldekini muhafaza dehâsı" olarak tanımlar. Abdülhamid, içte ve ruhta bir aksiyon başlatacak yaratılışta ve donanımda bir adam değildi; onun etrafında bu aksiyonu başlatacak gerçek inkılâpçılar da mevcut değildi. O tahta çıktığında devlet içeriden sömürülmüş, dışarıdan kuşatılmış ve "Hasta Adam" olarak tasfiye masasına yatırılmıştı. O ise büyük devletler arasındaki rekabetleri ve menfaat çatışmalarını büyük bir ustalıkla kullanarak, parçalanmak üzere olan koca imparatorluğu 33 yıl boyunca ayakta tutmayı ve yıkılmaktan korumayı başarmıştır. Abdülmecid döneminden itibaren biriken ve devleti ipotek altına alan 300 milyon altınlık devasa dış borcu, kendi şahsi tasarruflarını ("Kise-i Hümayun") da kullanarak 30 milyon gibi onda bir seviyesine indirmiş ve saltanatı boyunca tek kuruş yeni borç almamıştır. Necip Fazıl'a göre Abdülhamid, Tanzimat ile başlayan ve Türk ruh kökünü kurutmayı hedefleyen körü körüne Batı taklitçiliğine, sahte yenilik hareketlerine ve "uykuda gezer" sahte inkılâpçılara (Jön Türkler, İttihatçılar) karşı duran muazzam bir şahsiyettir. Ermeniler, Yahudiler ve sahte hürriyetçiler tarafından kendisine "Kızıl Sultan", "Zalim" ve "Müstebit" gibi iftiralar atılmasına rağmen, Necip Fazıl onu dünya tarihinde eşi görülmemiş derecede merhametli ve adil bir padişah olarak tanımlar. Necip Fazıl'a göre onun yegâne zayıf noktası da düşmanlarını yok etmek yerine onlara acıyan bu "evliya mizaçlı" aşırı merhametidir. __Abdülhamid; Siyonistlerin, Masonların, Batılı emperyalistlerin ve onların içerideki maşalarının ortaklaşa yürüttüğü bir operasyonla tahttan indirilmiş, kendi faziletlerinin kâmil zıddıyla (adaletine karşılık zulümle,
Abdülhamid’i Anlamak
Sultan Abdülhamid bir duasında
"Allah'ım helâl etmiyorum! Şahsımı değil, milletimi bu hâle getirenlere, hakkımı helâl etmiyorum! Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helâl ederdim de; Sevgili'nin (Muhammed sav) yolunda yürüdüğüm için beni bu hâle getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helâl etmem!" demişti.
Abdülhamid’i Anlamak
Reklam
ABDÜLHAMİD ve İT-JÖNTÜRKLER
2. Meşrutiyete gidilen yolda İngilizlerin Abdülhamid’e ve onun Hilâfet eksenli siyâsetine dâir münasebetinin hülâsası bu şekildeydi. Sultanın İslâm âlemindeki şöhreti o kadar büyüktü ki hem İngilizler için hem de birçok Müslüman millet için Abdülhamid ile Hilâfet eş anlamlı olarak görülüyordu. Bu perspektif, 1908-09 döneminin siyâsî atmosferini şekillendiren en başat unsur olacaktır. 1908 Temmuz'una gelindiğinde İttihat ve Terakki Cemiyeti örgütlenme noktasında epey bir mesafe almıştı. Birçok noktada merkez-i umumi teşkilatları kurulmuştu. Sultan Hamid, o bölgedeki asayişi kendi iktidarı lehine temin etmek için görevlendirdiği şahıslardan da hiçbir müspet netice alamamıştı. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Sultan Hamid’e karşı olan örgütsel faaliyetleri çok daha önceye dayandığı halde Temmuz 1908’e kadar olan İngiliz arşivi bu konuda suskundur. Bu durum İngilizlerin Jön Türk devrimine habersiz yakalandıklarını ve yahut o döneme kadar olan gelişmeleri önemsemediklerini düşündürmektedir. İngilizler ve Ruslar arasında cereyan eden Reval görüşmelerinin Türk siyasi gündeminde yarattığı bomba tesiriyle eş zamanlı olarak başlayan dağa çıkma hadiseleri, Osmanlı’nın vaziyetini kritik hâle getirmişti. Temmuz ayının üçüncü haftasına girilirken İngiliz Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’de cereyan eden hâdiselerin bir devrime benzediğine kanaat getirmişti. Hâdiselerin Jön Türkler lehine sökün etmesiyle beraber hükümet yetkilileri arasında yeni bir ihtilâf baş göstermişti. Jön Türkler hakkında nasıl bir siyaset takip edilecekti? Dışişleri Bakanı Edward Grey, Jön Türklere bir şans tanımaktan yanaydı. Hardinge ise gerçekleşen devrimin çok âni olduğundan yakınıyor, siyaset geliştirme fırsatı bulamadığını ifade ediyordu. Neticede yeni rejime verilecek desteğin Jön Türkler tarafından
Abdülhamid’i Anlamak
CAHİL TÜRKLER, HİLÂFETİN CÜBBESİNİ YIRTTILAR...
Meşrutiyetin o netameli günlerinde İngiliz siyasetini şekillendiren esas unsurlar; reform meselesi ve Panislâmizm tehlikesiydi. Hilâfetin istikbâlinin ne olacağı meçhûl iken patlak veren 31 Mart Vakası sonrasında Sultan Hamid tahttan indirildi. Abdülhamid’in isminin Hilâfet kurumu ile özdeşleşmesi sebebiyle İngilizler bunu olumlu karşılarken, Müslüman dünyasında büyük bir tepki husule gelmişti. Öyle ki o dönem Hint Alt Kıtasını gezen hatta Singapur’a kadar uğrayan Osmanlı Dışişleri görevlisi Ali Asgar Efendi de kendisine en çok sorulan soruların Abdülhamid'in tahttan indirilmesiyle ilgili olduğunu itiraf etmiştir. Şair Muhammed İkbal’in Bang-e-Dra (Kervan Çanı) adlı kitabına aldığı 'Ghurra-e-Shawwal' veya 'Hilal-e-Eid' adlı şiirinde geçen “Cahil Türkler, hilafetin cübbesini yırttılar” ifadesi, o dönemki halkın hissiyatını göstermesi bakımından dikkate şayandır. Muhammed İkbal’in hilâfete dair görüşlerinin sonradan daha modernist bir temayül kazandığını da hatırlatmış olalım. -Furkan Bağlan, "Devr-i Hamid'ten Jön Türklere Hilafet Politikası ve İngilizler.", besincidevre.org, 13 Ocak 2026-
Abdülhamid’i Anlamak
DEVR-İ HAMİD'DE İNGİLİZLER...
19. Asrın son çeyreği yaşanırken Avrupa devletlerinin Osmanlı’ya olan bakış açılarında büyük değişiklikler yaşanmıştı. İngiliz siyasetinde William Pitt ile ifadesini bulan “Rusya’ya karşı Osmanlı’yı koruyalım” siyaseti, meşhur büyükelçi Redcliffe’in Kırım Harbi'ndeki diplomatik teşebbüsleriyle zirveye çıkmıştı. Ancak zamanla köprünün altından çok sular akacaktı. Dönemin meşhur oryantalistlerinin Avrupa tarihini Yunan tarihiyle temellendiren tezleri sebebiyle İngiliz cemiyetinde kuvvetli bir Yunan hayranlığı tezahür etmişti. Tabiatı gereği Türk düşmanı olan bu atmosferi iştiyakla teneffüs ederek zihniyetini o istikamette şekillendirenlerden biri de 1881 senesinde başbakanlığa gelecek olan meşhur William Ewart Gladstone’du. -Furkan Bağlan, "Devr-i Hamid'ten Jön Türklere Hilafet Politikası ve İngilizler.", besincidevre.org, 13 Ocak 2026-
Abdülhamid’i Anlamak
Reklam
Reklam