“Aşk-ı Habîb-i Kibriyâ
Yakdı beni ser-tâ-be-pâ
Virdim budur subh u mesâ
Rûhum Muhammed Mustafâ
Olsun sana cânım fedâ
Senden mukaddem enbiyâ
Aldı bütün senden zıyâ
Ey nûr-i çeşm-i evliyâ
Rûhum Muhammed Mustafâ
Olsun sana cânım fedâ
Baldan elezzdir sözlerin
Ayn-ı şifâdır gözlerin
Hâmîsisin öksüzlerin
Rûhum Muhammed Mustafâ
Olsun sana cânım fedâ”
Allah’ım, Rasûl sevgisini gönüllerimize nakşetsin. O sevgi nasip olduğunda her kapı açılacaktır.
"Gel, bir huzmecik olsun girsin asi ve kararmış kalplerimize nurundan, sonra orada tutuşsun, yansın, yansın sonra yaksın her bir zerremizi,
aşkının nuru ile kavursun varlığımızı"...