Dedi ki: (4)
(Kendi kendini münakaşa ve tahlil eden bir hayat kuvveti yok olur!Gerçek olan tek varlık ise, doğrudan doğruya ve şuursuzca varolandır...)
Sayfa 74 - II. Levha, -Varlık ve Oluş-, İBDA Yayınları.
“Zorunda olduğum için namaz kılmıyorum.ALLAH’ın sevgisini ve Rızasını kazanmak için, Peygamber Efendimize bir hakkın ümmet olmak istediğim için namaz kılıyorum.”
“Sevmek değil,sevginin kölesi olmak tehlikelidir!!!Şunu iyi bilinki en büyük Aşk ALLAH ve Rasulüne olan iman Aşkıdır.Sevdiğin kişiyi,ALLAH ve Resulüne olan iman Aşkından dolayı Sev.”
Abdullah (Mürtaiş) isimli velinin sözü:
- "Kendimi zâhirde herkese karışmış ve kaybolmuş görmeden, kendimi bâtında bulamam!"
İç'e ve dış'a doğru, her yerde hazır ve nazır olan, hakikatte BİR olan ruhumuza dair ruhîliğimizle yaşadığımız "farkında olma"nın kökü burada...
Sayfa 70 - 2.Levha, -Erkek ve Kadın- (Erkek ve Kadın), İBDA Yayınları-
- "İmam-ı Gazalî Hazretlerinin, itminan bulduktan sonra imân ve sair bilgide iktifa etmek diye bildirdiği hususu, aşkın tarifi için de görebiliriz.
Aşk, insanı mevzuuna uygunlaştıran bir çekim ilacı, mevcut olana kanaat ve elde edilmesi mümkün olmayana âit arzuyu terketmektir; mevcut olana kanaatten kasıt, kavuşmak mümkün olmasa bile, nasıl ki aşık olunandan, o hâlden vazgeçilmez. Tam da imânın tarifi!
Mevcut olan hâldir ve tekâmül de onun daim olması gereken açlık hissini "dozunda" doyurma süreci... Hem erkek, hem kadın için!"