-- İnsan o ilk aşk acılarında ne hissediyor?...
+ Öncelikle huzursuzluk....
+Zihnin asla sakin kalamıyor....
+ Olur da geçer diye bir sokağın köşesinde bekliyorsun....
+ Ayrıca bütün sohbetleri aşka bağlamaya çalışıyorsun....
-- Birini bu kadar seven başkasını görmedim, sense bunu mezara mı götürüceksin? ...
-- Yerinde olsam bunu tüm evrene ilan ederdim...
+ Kaç kez kafamda canlandırdım, biliyor musun?...
+ Milyonlarca kez....
+Sonu da onun için hep tuhaf ve insafsız oluyor, çünkü hislerimiz kesinlikle karşılıklı değil....
-- Karşılıklı belki. Nereden biliyorsun ?....
+ Peki. Diyelim ki ona açıldım....
+Gittim, dizlerimin üstüne çöktüm ve ona şiir yazdım....
+ Peki sonra? O ne yapacak? Sevgilisini mi terk edecek?....
Acı çekerken teselli bulmak için sık sık gözlerimi kapıyor, beni selamlayan o küçük elleri, en başta hissettiğim gibi ona ait olduğuna inanmaya kendimi zorladığım, gözyaşlarımı silebilecek, alnımı serinletebilecek küçük elleri, göl kenarında hüzünlü ve sorgulayan bakışlarıyla onu yanıma almam için yakarırken narin birer barış, aşk ve barışma simgesi misali usulca uzattığı eldivenli küçük elleri zihnimde canlandırıyordum...