Hayatta olduğu gibi sanatta da ikisi birden gereklidir: hem kocalar hem aşıklar. İnsanın bu ikisi arasında tercih yapmak mecburiyetinde kalması ne yazıktır.
Leiris çeşitli defalar intihara teşebbüs etmiştir; onun gözünde hayat, sadece intihar tehdidi söz konusu olduğunda gerçektir. Aynı saptama edebiyat uğraşı için de geçerlidir. Leiris'inkine benzer bir görüşte, edebiyat yalnızca kudreti arttırma aracı ya da intihar aracı olarak değerlidir.
(...) yazar, canlılık katan ölümcül tehlike duygusunu nasıl yakalayabilecektir? Leiris'in bu soruya cevabı şöyledir: kendini savunarak değil, kendini ifşa ederek; uydurma sanat eserleriyle, kendini nesneleştirmeyle değil, kendini _şahsını_ ateşe atarak. Fakat biz, okurlar, bu lanetli edimin seyircileri, iyi temsil edildiği zaman bunun (ne türden bir yadsıma söz konusu olursa olsun) edebiyat halini aldığını biliriz.