Babam gibi giderek dünyayı, olayları, insanları daha az umursuyorum. Sanırım öldüğüm gün bu değişim tamamlanacak ve ben tabutumda yatarken tıpkı babam olacağım. İşin en güzel tarafı bu düşüncenin artık beni hiç rahatsız etmiyor oluşu. Ne rahatsız etmesi -ölümümden sonra oğlum da aynı şeyleri düşünür mü, bilmiyorum ama- var oluşumuzun böyle doğal bir yolla süreklilik kazanmasından ötürü içim güvenle doluyor, sanki yaşadığım kanıtlanıyormuş gibi bir tür doygunluk duyuyordum.
Sayfa 204 - Yapı Kredi Yayınları & 6. Baskı & On Sekizinci Bölüm·Kitabı okudu
Babalar ve oğullar, kuşak çatışması, iki tarafında birbiri bir kalıba sokmak istemesi, kabullenme, başına buyrukluk, hatalar...
Kitapta iki kişi üzerinden kitap anlatılmış. Bazarov ve Arkadi. Başlangıçları bir bitişleri ayrı. Seçimler ve ve ilerleyiş. Ne çok ikilimden söz ettim. Herkes kendi yolunu seçer. Doğruyu veya yanlışı bulmak bizim elimizdedir. Aslında bir tarafımız Bazarov'ken bir tarafımızda Arkadi'dir en azından benim için öyle.
Kitapta beni en çok etkileyen nokta kuşak çatışması oldu. Nikolay Petroviç kuşağın gerisinde kaldığını kabullenmesi. Ben buna inanmıyorum, tabiki zaman geçtikçe her şey değişiyor. Teknoloji, bilim, insanlar. Ama insanda gelişiyor, insan yerinde saymıyor. Aslında hata çocuklarda kitapta Nikolay Petroviç'inde gençlik zamanlarında annesine aynı tepkiyi verdiğini gördük. Bilinçsiz olan gençler; nasıl davranılması gerektiğini bilmeyen, saygı nedir bilmeyen gençler ne yazık ki.
Daha fazla uzatmak istemiyorum çünkü biraz daha zorlasam spoiler vermeye başlayabilirim. Kısaca beğendiğim bir kitap oldu. Bence her yaş grubunun okuması gereken bir kitap. Dili sade ve rahatlıkla anlaşılır.