Çağdaş Avrupa'nın en "insancı" filozoflarına bir göz atın, hepsi şiddete âşık. Soyumuzun alınyazısıymış bu. "Kullanılan şiddet, şiddeti kökleştiriyor mu, yok mu ediyor; bizi geriye mi götürüyor, ileriye mi? İşte, asıl mesele" diyorlar.
Şiddeti yok eden şiddet, yalanların en alçakçası değilse vehimlerin en şairanesi. Her kavganın ezeli mazereti: son kavga olmak.
Bu tahrip ihtirası, bir asrın imtiyazı, daha doğrusu yüz karası değil, Kabil'den beri uzayıp giden bir lânet zinciri. Kıyıcılık kanında var Avrupalı'nın. Yunan destanları birer cinayet salnamesi*, Yunan, İskandinav veya Germen destanları. Machiavelli'ye göre, "mecbur kalınınca kuvvet haktır"; mecbur kalınınca, yani istenince. Şair: "Din şehit ister, asu- man kurban" diyor; evet, Avrupalı'nın dini.