«Neden aşk var? Neden sefalet var? Neden zevk var? Neden kahr var? Niçin, niçin? Cevap yok, değil mi? On beş yaşında bir kız, yirmi yaşında bir genç.
Pek ala genç bu kızı alsın, mesut olsunlar. Lakin hayır.
Oğlan attan düşer, kız çıldırır. Niçin? Yine cevap yok.
Şimdi bu acuze neye yaşıyor? Benim de hayatımda ne zevk var? Hiç! Böyleyken genç ölür, kız çıldırır. Ben ve acuze yaşar. Asıl garibi neresinde? Bunun neye böyle olduğunu bilen yok, yok, yok!»