ç

Çeçenya

1 üye
Takip
Kendinizi cephedeki mücahidin yerine koyarak düşünün. "Ben orada olsaydım ne yapardım ve ne beklerdim" mantığıyla... O zaman pradaki mücahidin, o şartlar içerisinde, nasıl bir meşakkat ve çile yaşadığını anlayabilirsiniz! MEDET ÖNLÜ
Çeçenya
Çeçenlerin başlatmış olduğu bağımsızlık mücadelesine gerek 1.Cihad gerekse 2.Cihad dönemlerinde desteğini kesmemiş ve ömrünün sonuna kadar bu desteği sürdürmüş Türkiye'de İki isim var. Birisi Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu diğeri ise Şehit Fahri Konsolos Medet Önlü. Ne yazıktır ki iki isim de 4 yıl arayla suikast yoluyla şehit edilmiştir. 2 suikastin da Çeçen cihadının karşısında duran Rusya, Kukla Kadirov rejimi ve cihad karşıtı emperyalist güçlerin işine geldiği gayet açıktır.
Çeçenya
Reklam
Dokko Umerov rahmetullahi aleyh...
Birinci ve ikinci savaş arası dönemde Dokku, yeni bir savaşa hazırlanmıştı. Harsenoy'da eğitim kampı kurmuş, silah pazarlarından silah ve cephane almış, uçurumlarda kalmış eski Rus askeri araçlarını çıkarıp tamir etmiş, havan toplarını biriktirmiş, ganimet olarak alınan BTR'leri modernleştirmiş ve üstüne ek olarak DŞK makineli tüfekleri koymuştu. Kafirlerin orduları Çeçenya'ya girdikten sonra Ebu Osman, Groznide mevzilendi ve şehre saldıran kafirlere karşı o pozisyonu korudu. Ancak Grozni'den çıkışta ağır şekilde yaralandı. Büyük patlama onun başını yarmış, çenesini parça parça etmiş ve yüzündeki derisini koparmıştı. Fakat ambulans yardımı olmamasına, yaraların irinlemesine ve irinin çıkarılması için kafatasının delmesine rağmen O, yine de sağ kaldı. Muhakkak ki bu, Allah (s.w.t)'in bir mucizesiydi ve Allah (swt) O'na cihadda yıllar boyu kalmayı nasip etti. Ve bugün vücudunda pek çok yara izi olan, mermiyle patlayan çenesi ve dişleri bile suni olan, sağlam yürümekten engelli, zedelenmiş bir ayağı olan bu yaralı şahsiyete bakarak bizler pek çok şey anlıyoruz... O'nun yerine başka birisi olsaydı muhtemelen yaralarını bahane ederek cihadı terk ederdi. Fakat Ebu Osman, bu durumda senelerce kaldı. Hastayken, yaralıyken, kışın soğuk ve açlık anlarında, kesintisiz savaşlarda ve düşmanın O'na karşı hazırladığı özel operasyonlarda... O, hala evlerinde oturup sükunetlerinin, hanımlarının, yeme ve içmelerinin tadını çıkaran ve cihada çıkmayan sağlam ve güçlüler için tıpkı dilsiz bir sitem gibi kalıyor. Çünkü Allah'ın katında onların bu amelsizliklerinin bir özrü yoktur. Lakin Ebu Osman'ın vardır. O, sağlık sebeplerinden dolayı cihadı terk edebilirdi. Lakin cihadı terk etmek aklına bile gelmedi... Bunun neticesi olarak Allah (s.v.t)'in vaad ettiği şey, ayetle sabittir: «Allah
Sayfa 56 - Küresel Kitap·Kitabı okudu
Çeçenya
Ve kaç tane şehid düşen kardeşin iç organlarını çıkardıktan sonra cesetlerini ailelerine verdiler. Bunu, onların neden öldüğünü keşfetmek için yaptıkları şeklinde açıklanamaz. Bir şehidin bedeninde 20'den fazla farklı kalibreden kurşun yarası varken karaciğer sirozu yahut akciğer kanserinin olup olmadığını kontrol etmeye gerek yoktur. Ve ayrıca beyinlerini çıkarmaya gerek yoktur. Bu, şehitlerin bedenleri üzerinde gizli bir rezalettir; gerçekten yüzyıllar geçmesinin ardından, daha 'uygarlaşmış' gözükse de öz aynı kalıyor. Kaç tane şehid ailesi, kendilerine verilen cesetlerin organlarının bulunmadığını, genelde beyinlerinin çıkarılmış olduğunu bildirdi. Belki de mürtedler, şehitlerin beyinlerinin örneklerini araştırarak kendi beyinleri ile şehitlerin beyinleri arasında ortak bir doku olup olmadığını anlamaya çalışıyorlar. Mürtedlere hatırlatayım ki; kaç tane şehidin bedenine ellerinizle zarar verdiğinizi önemsemiyoruz. Şehitler Allah'a kavuşmuştur. Onların cesetlerine istediğinizi yapabilirsiniz fakat hiçbir zarar veremezsiniz. Allah Resulü'nün (aleyhisselam) buyurduğu gibi: Eğer Abdülmuttalib'in soyundan olmasaydı Hamza'nın cesedini, vücudunun parçalanmış kısımlarının hesap günü nasıl birleştiğini göstermek için vahşi hayvanlarca parçalanmaya terk ederdim!
Sayfa 34 - Küresel Kitap·Kitabı okudu
Çeçenya
İslam'da İlk Amel-i İstişhadi
İslam'da kendini feda etme(ameli istişhadi), Peygamber'in aleyhisselam Ashâb'ı arasından Bera ve Ebu Dücane'nin Yemame Savaşı'nda, Akrabe'de kendilerini mutlak ölüme atmalarıyla başladı.
Sayfa 41 - Küresel Kitap·Kitabı okudu
Çeçenya
Kafirov'un İhânetleri...
Kafirov birçok şehid bedenine zarar vermeyi başardı. Ta ki muhtemelen bir işbirlikçi alim onu ceset ticaretini durdurmak ve gelecekte onların ailelere iade edilmesini tavsiye edene kadar. Çünkü bunu olduğu gibi bıraktığında Kadirov'un Peygamber(aleyhisselam) zamanındaki müşriklere benzerliği gökyüzünde güneşten daha açık bir şekilde ortaya çıkacaktı. Aynı aşağılık yamyamlık, aynı vücut parçalama, aynı küfür ve benzerleri... Eminim ki Kadirov'un, eskiden yaptığı gibi aleni ceset parçalamaktan vazgeçme konusunda bazı güçlükleri var. Şehitlerin bedenlerine AK-47 bomba-atarlarla vuruyor... Sözü edilen tavsiye ile mürtedler, şehitlerin bedenlerini iade etme uygulamasını durdurmaya karar verdiler fakat sonra akrabalara, onları İslam geleneğine göre gömmemeleri için her şeyi yapmaya başladılar. Büyük bir grubun emiri olan Abdülkuddüs şehid düştüğü zaman, babası O'nun bedenini evden dışarı attı ve gömmeyi reddetti. Bunların hepsi oldu çünkü bu süprüntünün Kadirov'dan bir ödenek parası vardı ve eğer böyle yapmazsa bu ödeneğinin durdurulacağı konusunda 'kibarca' uyarılmıştı. Ebu Kudame (Vishan Albekov) şehid olduğu zaman Çeçen mürtedler, Nestrovskaya kasabasına vardılar ve ailesini, onu kafir gibi gömmeleri için zorladılar. Akrabaları böyle yapmayı reddedince mürtedler baskı ve dövmeyle 'kimlik doküman kontrolü'ne başladılar fakat yine de Ebu Kudame'nin akrabalarının kararını değiştiremediler.
Sayfa 30 - Küresel Kitap·Kitabı okudu
Çeçenya
Reklam
Reklam