Maksim Gorki’nin “Küçük Burjuvalar”ında bireylerin içsel çürümüşlüğü ve sınıfsal gerilimler sahne üzerinden bana doğrudan geçiyor; karakterlerin ikiyüzlülüğü ve çaresizliği, dönemin toplumsal yapısına dair keskin bir eleştiri sunuyor. Her diyalogda, burjuva değerlerinin nasıl içten içe çöktüğünü hissediyorum ve bu çöküşün yankısı hâlâ günümüzle adeta göz ardı edilemez bir şekilde konuşuyor.
"Ruhunun çöktüğünü, onu gittikçe yaşamdan daha fazla koparan o uğraşta boşuna didindiğini hissediyordu. Kendini aramak için artık hiçbir neden bulamıyordu."