İstatistiklere göre dünyadaki üç terör suçlusundan biri Türkiye’den çıkıyor, bunun nedeninin, çoğu gazeteci, yazar , aktivist, yazar, öğrenci vb olan bu insanların gerçekten “terörist “ olmalarından çok, yargının yetkilerinin hukuksal bir biçimde genişletilerek tüm muhalif seslere terörist damgasını yapıştırılması olduğunu düşünen çok sayıda kişi var .
Türkiye, Dünya’nın en çok terör suçlusuna sahip ülkesidir. Bunun nasıl mümkün olabildiği bu örnekten anlaşılabiliyoru. Çünkü her aykırı ses terörist ilan edilmekte ve Tmk’ye tabii tutulmaktadır.
Redhack egemen sınıfların ve devletin ortaklaşa faaliyetleri ile jet hızıyla terör örgütü ilan edildi. Bunun için bir manifestoya sahip olmaları ve amblemlerindeki “ orak/çekiç” gerekçe gösterildi. Bu izaha muhtaç bir hukuk garabetidir.
"Ben bölücülüğün de şiddetin de her türlüsüne karşıyım, General. En başta da bizzat devlet eliyle yapılan bölücülüğe karşıyım! Devletin vatandaşları arasında ayırım gözetmesi, koskoca bir halkın varlığını inkâr etmesi, dilini yasaklamaya kalkması, bölücülüğün daniskası değil midir? Kaldı ki, hem aykırı düşünen herkesi susturacaksınız, halkın seçtiği milletvekillerini, belediye başkanlarını hapse atacaksınız, her gösteri yapanın tepesine güvenlik bahanesiyle devletin tüm silahlı gücünü salacaksınız, kimseye nefes aldırmayacaksınız, yetmezmiş gibi gayrinizami silahlı çetelerin faili meçhul cinayetlerine yol vereceksiniz... Hem de şiddetten yakınacaksınız! Bir kez olsun iğneyi önce kendinize batırmayı denesenize."
Kendisi gırtlağına kadar teröre batmış bir devletin, zulme karşı silaha sarılmak zorunda kalmış hiç kimseyi, hiçbir kurumu teröristlikle suçlamaya hakkı olamayacağını belirttim...