o ilk kutsal masumiyet halinde kimsenin ne efendi ne de köle olduğunu söylerler. Kimdir öyleyse, özgür olarak yaratılmış olan insanı kul etme hakkına sahip olan?
Kur'an diyor: "Eyleyiniz itaat
Hakka, sonra Peygambere, devlete!"
Vicdanımın bütün hissi sadakat
Kanunlara, hadis ile ayete...
İbadetle itikatta daima
Kitap ile sünnet benim rehberim;
Bu işlerde şüphem varsa mutlaka,
Müftülerin fetvasını dinlerim.
Devletin dini olmaz söylemleri hep bu felaketleri körükleyen şeylerin başka boyutu. Madem herkesi kapsayacak biri inanç biçimi düşünüyorsun ve adaleti sağlamak istiyorsun,bu durumda ya İbrahimi dinlerden birini devletin dini olarak görmen ya da spiritüel deizmi, tüm teist ve non-teist bir halkı toplaman için uygulaman gerekir. Yoksa hayati bir yanlış yapmış olursun.
Halkın Zalimliği ve Devletin Sert Müdahalesi arasında bir denge kurulabilir mi sizce? Bu işin en iyi çözümü devleti yönetenlerin gerçekten adaleti tamamen uygulaması ve suç işlemiş akrabası,tanıdıklarını,en sevdiklerini,halkı bu gerçek adalet uğruna yargılayabilir düzeyde olmasıdır. Bu da devleti yönetenlerin tamamen adalete adanmış farklı (tanıdık olması zorunlu değil) güçlü kişiler tarafından korunmasını gerektirir.