Devleti kabileden ayıran temel fark çok daha fazla gelişmiş iş bölümünden ileri gelir. Devlet örgütlenmesi tam zamanlı profesyonel savaşçılar ve bürokratlara yaslanmaktadır.
"Ülke halkının çoğunluğunun bilgisizliğine ve edepsizliğine tahammül etmek ayıp, kültür meşalesinin aydınlattığı herkesin seyirci kalması ise suçtur. Devlet denilen varlık, üst katları geniş pencereli, yüksek tavanlı geniş aydınlık odalara sahip, alt ve bodrum katlarında ise kasvetli, nemli, dar, neredeyse tamamen penceresiz, büyük bir kale gibi
görünmemelidir."
Siyasi fikirlerin baskısından uzak bir tarihçi için 1. Meclis-i Meb'usân'nın süresiz tâtilini 2. Abdülhamid'in büyük hizmetlerinden biri olarak telakkî etmemek, tamâmen imkânsızdır. Zira Türkiye imparatorluğunu, Avrupa'da kızgın ve saldırgan bir emperyalizmin hüküm sürdüğü 1878'de tasfiye edilmekten kurtarmıştır. Bu tasfiye bu tarihte olsaydı 1922'de İstanbul ve İzmir'i değil, ancak Konya ve Sivas'ı savunmak mevkiinde kalabilirdik. Nitekim 30 yıl sonra, 1908 Meşrûtiyeti, imparatorluğu ancak 10 yıl muhafaza edebilmiştir.