... Firavun, kavmini ezerek, onları köleleştirdi; onlar da çaresiz itaat ettiler. Demek ki, bir milet ezilip elinden şahsiyeti alınınca, o milletin direnci yok olur, haksızlıklara karşı başkaldımayı gerçekleştirmek bir yana, düşünemez bile. Dolayısıyla dünyanın şurasında, burasında bir millet eziliyor, hakları gasp ediliyorsa, o milletin kurtuluşu için yapılacak ilk şey, onu, kaybettiği şahsiyetine kavuşturmaktır. Çünkü haksızlıklara karşı ayaklanmanın potansiyeli, şahsiyettir! Şahsiyetini bulmamışların, ezilmekten, ona buna köle olmaktan başka hiçbir meziyetleri yoktur. İşte bu gibilerin, Diyojen'in yaptığı gibi, ellerine bir fener alıp kaybolmuş şahsiyetlerini aramaya çıkmaları gerekir.
...Gayr-ı müslime karşı hareketimiz ikna'dır. Zira onları medenî biliriz. Ve İslâmiyeti mahbub ve ulvî göstermektir. Zira onları munsıf zannediyoruz. Lâübaliler iyi bilsinler ki, dinsizlikle kendilerini hiçbir ecnebiye sevdiremezler. Zira mesleksizliklerini göstermiş olurlar. Mesleksizlik, anarşilik sevilmez. Ve bu ittihada tahkik ile dâhil olsalar, onları taklid edip çıkmazlar.
Sayfa 60 - Munsıf: İnsaflı, gerçeği ve doğruyu kabul eden.·Kitabı okudu
Hakkın hatırını kırmayacağım, hakikatı söyleyeceğim. Zira hakkın hatırı âlîdir, hiçbir hatıra feda edilmez. Kimin hatırı kırılırsa kırılsın, yalnız hak sağ olsun.