- "Bu Güzide Eser Osmanlı Devleti'nin yıkılma sürecinde Şeyhu'l İslâm olan, ilmi çalışmalarının yanında, Batılılaşmanın çok yoğun olduğu, ulemânın tesirinin tükendiği ve nihâyet İslâm'ı devletten ayırarak Türkiye'nin lâik bir düzene geçtiği dönemde mücadelesini bütün imkânlarıyla sürdürmüş, kendisinde sonra gelen nesillere güzel bir örneklik bırakmış olan Mustafa Sabri Efendi'ye aittir.
Kendis vatanından ayrılıp Mısır'a gittiğinde en azından el-ezher gibi köklü bir kuruma ev sahipliği yapan Mısır'daki ilmî havzanın mensuplarının daha şuurlu olmasını beklerken, aksine boğazına kadar akide ve fikirde sapmış, siyasî bakışta Batılılaşmış bir ortam buldu. Orada geçirdiği yıllar içinde bir çok eser yazan Şeyhu'l İslâm, gerek modernistlere yönelik tenkidleri, gerekse hilafeti müdafaa ve mücadele ettiği adeta savaştığı yazılarıyla geriye hatırı sayılır bir külliyât bıraktı.
Yazdığı eserlerin en önemlisi ve hacimlisi ise 4 ciltten müteşekkil olan Mevkıfu'l Akl adlı meşhur eseridir. İlk cildinde mütefekkirimiz 28 sayfadan oluşan uzunca bir önsöz yazmış ve eseri Mısır'da telif etmesinin sebeblerini açıklamış, Mısırda ilhadın ayak seslerini duyduğunu belirtmiştir. Sonrasında muhalif görüşlerin tenkidinde eserinin takip edeceği metodu 18 sayfalık bir girişle belirtmiş ve 78. sahifeden itibaren Mısır'ın kalbur üstü Alim(!) lerini (Reformist Batıcıları) tenkid etmeye başlamıştır. Tenkid konuları ise Peygamberlerin mucizelerini inkâr edenler, Gaybı inkâr edenler, kelâm ilmini küçük görenler ve Kur'an'daki kıssalar hakkındaki münakaşalardan oluşmaktadır. Şeyhu'l İslâm Kelâm ilminin üstünlüğünü ve itikadındaki sağlamlığını, yılmadan Ehl-i Sünnet itikadı ölçüleriyle müdafaa etmiştir. Asrında bu Reformist ve Batıcılara karşı tek başına mücadele etmiştir dersek mübalağa etmiş olmayız...