Belki de ada satın almayı hayal etmek en başından saçma bir fikirdiKitap bittiği an şunu düşündüm, biz eski bir denizcinin aşkı için değişmesini mi, kendi için gelişmesini mi, yoksa dolarlara ulaşmaya çalışan bir adamın yaşadığı hazımsızlığı mı okuduk diye düşündüm. Sanırım son seçenek en doğrusu.
Martin Eden uzun zamandır herkesten duyduğum ve ciddi manada çok övülen bir kitaptı. Normalde yüksek beklentiyle başlanılan kitaplar yeterli tatmini sunmaz size, ama Martin Eden neyseki öyle değildi. HAYATIMDA OKUDUĞUM EN İYİ KİTAP AMAN ALLAHIM, demem ama beğendiğimi söyleyebilirim. Jack London'dan da daha azı beklenemez zaten. Martin Eden'nin hayatı bir açıdan kendimi bulduğum bir öykü oldu, okurken dedim ki, o aradığım ve hala daha insanlarda olduğuna inandığım ruh zarafeti gerçekten varmış demek. Hoş, kitap basılalı 114 sene geçmiş, bahsettiğim zarafetin yıllar önce kanatlanmış olması çok daha olası. Kanatlanan şeylerin peşinde koşmayı bırakarak şunu söylemek istiyorum ki kitabın edebi dili kurgunun çok daha ötesinde bence.
Çimento kitabının diline de bayılmıştım. Fakat o biraz ağırdı ve okumayı güçleştiriyordu. Buradaysa gayet akıcı bir şekilde kelimelerin dansını seyrediyoruz adeta. Bence bu edebiyatta yapılması en zor şeylerden biri. Düşünsenize, bir insan evinde oturarak kalemini kağıdının üzerinde gezdiriyor ve sonrasında siz bunu okuduğunuzda ruhunuz sıkışıyor, bedeninizden soyutlanıyor ve notaların fevkalade tınısının piyano tuşlarından yükselirken çıkardığı ahenk ile içiniz kahkaha atıyor. Herkes hayatta yaşadığını farklı şekillerde hisseder. Benim için ise bu cümleleri okuduktan sonra "Aman Allahım" diyerek bir müddet sessiz kalarak cümlenin tadına varmak bununla eş değer. Verdiği dersmiş, ana fikirmiş hiçbiri beni ilgilendirmiyor. Herkes bir Yalancı Çoban hikayesi uydurabilir ama bunu anlatış tarzı çocuklara yalanın kötü bir Dipsiz denizMartin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma