Oturdum, uzun uzun düşündüm… aklıma Martin Eden geldi. Sanki çoktan tanıdığım ama bir türlü aynı zamana denk gelemediğim biri gibi. İçimde bir yerlerde hep var olmuş, fakat hep biraz uzakta kalmış bir dost hissi onu özlüyorum. Gerçek bir insanı özler gibi sesini, susuşunu, içindeki o kırılgan inadı. Şimdi karşıma çıksa hiçbir şey söylemeden sımsıkı sarılırdım; Sonra saatlerce konuşur muyduk yoksa sadece aynı boşluğa mı bakardık bilmiyorum.