"Veda Haccı", İslâmın hani plastik plân diye, Yunan'dan bahsettim- plastik plân olarak da erişilmez bir güzellik içinde bütün bilançosunun ve muhasebesinin düğü yer ve mevkidir. Allah'ın Resülü kızıl tüylü bir devenin üstünde, arkalarında güneş batarken, mâil bir satıh üze rinde yüz küsur bin Sahabiye hitap ederler ve bütün plânı, bütün bilânçoyu çizerler. Orada İslâm; hukukî, idari, ferdi, ruhî, fikrî ve iktisadî bütün nizam pırıl pırıl gözler önüne serilir. Faiz haramdır ve ilk haram ettiği faiz amcasınındır. Herkes bir müdir fikrin emrinde ne ana var, ne baba...
Kan davası haramdır ve ilk yasak ettiği kan davası amcasının oğlununkidir. "Ayaklarımın altında çiğniyorum"; tabir budur. Havzacılık, ırk üstünlüğü, büyük idenin önünde iflas etmiştir.
İttihat ve Terakki kadrosu ve bugünküler!.. İttihat ve Terakki kadrosu mason kuklası ve komitacı kılıklı (Don Kişot)lardan ibaret... Bir baştan bir başa... Birinci Dünya Harbinde Enver Paşa, Erzurum'a geldiği zaman, 35 bin kişilik canım gibi bir kolorduyu, Allahuekber dağından aşırmıştır ve öbür tarafa ancak bir manga asker inebilmiştir... (Don Kişot)... Birdenbire dibi delik keseden akıp giden İmparatorluk... Ve birtakım (Don Kişot) tipleri ve icraat... Bütün İttihat ve Terakki... O sırada Talat Paşa birine anlatmış, o da hatıratında yazmıştır. Beylerbeyi Sarayını ziyaretlerinde, Abdülhamîd'i secdede görüyorlar, dua halinde... Sultan ağlıyor:
"-Yarabbi bana bu yapılanları affetmiyorum, huzurunda helâl etmiyeceğim! Şahsıma değil, milletime yapılmış olmasından..."
Enver'le Talât motora bindikleri zaman Beylerbeyi Sarayında, "başımıza ne geldiyse bu adamın yüzünden..." sözünü söylemiş ve ağlamışlar...
İttihat ve Terakki bir baştan öbür başa sahte kahramanlar sirkidir. Ucuz kahramanlık özentisi ve sahtesi içiçe...
Ondan sonraki devir malûm...
Maddede kurtarılan milletin ruhta batırılışı...
Artık onlardan, küfür soyundan nesil istemiyoruz!..
Gençler!
Bizim beynimiz düşünmekten, dilimiz dönmekten, kalemimiz cızırdamaktan kanter içindedir. Bu neslin may-lmunluktan döndürülüp insanlaştırılması yolunda mayanın tam tuttuğunu gördüğümüz gün, ölümü bir şerbet gibi, rahat rahat içebiliriz. "Benî İsrail"in "arz-ı mev'ud"u beklemesi gibi bir nesil bekliyoruz. Bir nesil ki, kendine yakın Müslüman nesilleri bile sevmesin, beğenmesin...
Tıpkı bir velliye dedikleri gibi:
-Siz zamanımızda Sahabiye eşsiniz!
O da şu cevabı vermiş:
-Siz nasıl bana bunu söylüyorsunuz? Eğer Sahabileri görseydiniz, onlara deli derdiniz; onlar da sizi görseydi, bunlar müslüman değil derlerdi!
İşte bu tefriki yapacak bir nesil...
Sözlerimi bir misalle bitireceğim:
Arada bir radyoda duyuyoruz, biri yaralanıyor, kan isteniyor, "Sıfır grubu, R-H negatif kana ihtiyaç var, aman koşturun!" Ben size depolarla muhtaç olduğumuz kanı söyliyeyim: Sıfır grubu yerine namutenahi grubu, R-H yerine A-R. (Allah ve Resülü) remzini taşıyan kan...