e

Edebiyat Söyleşi Röportaj

Arkadaşım Yok tanıdığım çok bu yüzyılın normu oldu bence
"Dinle, evlat," diyor, "benim ar­kadaşım yok, ama tanıdığım çok. Sen de şimdi onlardan birisin." "Bukowski," diyorum, "bir orospu çocuğu için hiç de fena biri sayılmazsın." Gülüyor, sonra başını sallayıp dairesine ve yalnızlığına doğru yürümeye başlıyor.
Sayfa 164 - Pdf
Köy Enstitüleri neydi?
Köy Enstitüleri, çok basit bir şey. Bugün sosyal bilimlerin ortaya koyduğu ana ilkeleri, o günün koşullarında en mükemmel biçimde uygulayan olay. Nedir? Kırsal alanlardaki kalkınmayı sağlamak için kırsal alan nüfusunun içinden lider üretmek ve liderleri tekrar kırsal alanlara yollayıp, köy kalkınmasını gerçekleştirmek. ,,Köy Enstitüleri, bir liderlik projesidir. Doğru bir liderlik projesidir; çünkü lider adaylarını köyden alır, lider yaptıktan sonra köye yollar. Lider ne demek? Lider, köyde değişmenin öncülüğünü yapacak adam veya kadın dernektir. İnsan! Değişmenin öncüsü insan!
Sayfa 153 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 1.Basķı Mayıs 2009Kitabı okudu
Reklam
Şiddete inanmam çünkü...
Hayatta ben pek korkmam. İddialı olmamak için, "Hiçbir şeyden korkmam," demiyorum. Örneğin fizik­sel acı çekmekten korkarım tabii. Ama böyle baskılardan pek korkmam. Çünkü yasadışı örgütlenmelere katılmak gibi bir yaklaşımım, böyle bir yönelimim yok benim. Ne gizli bir fa­aliyete girişirim, ne de gizli veya yasadışı bir örgütün üyesi olurum. Zorla bir iktidarı devirmeye çalışmam da... Şiddete inanmam çünkü...
Sayfa 93 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 1.Basķı Mayıs 2009Kitabı okudu
Günlük yaşamın küçük hesaplarına çok faz­ la önem vermem. Yani tabii "paraya önem vermem" gibi çok iddialı bir söz söylemek istemiyorum, ama para konusunda şöyle bir söz söyleyebilirim: Yaşam standartlarımı -ki çok mütevazı standartlardır-, sürdürebildiğim sürece paranın be­nim için önemi yoktur. O standartları sürdüremiyorsam o za­man para önem kazanır,
Sayfa 8 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 1.Basķı Mayıs 2009Kitabı okudu
+1
RW: Son bir soru: Öykülerinizde kendinizi neden bu kadar kö­tülüyorsunuz? CB: Kısmen mizah olsun diye. Kısmen de götün teki olduğumu düşündüğüm için. Götün teki olduğumu düşünüyorsam bunu söyle­meliyim. Ben söylemezsem başkası söyleyecek. Önce ben söyler­sem ellerindeki kozu almış olurum.
Sayfa 105 - Pdf
Bukowski farkı
Bu adam çoğu insanı rahatlıkla öldürebilecek sorunların altın­dan kalkmakla kalmadı, yaşadıklarını yazabilecek sesi ve yeteneği de korumayı başardı. Barlarda sürekli, hayatlarını yazsalar çok iyi bir roman olacağını söyleyen insanlara rastlarsın. Ama hiçbir zaman yazmazlar. Bukowski yazdı.
Sayfa 150 - Pdf
Reklam
Şimdi, bir defa Cumhuriyetin temel hedeflerinden birinin, sorgulayıcı insan üretmek olduğunu düşünürsek, Cumhuriyetin bizzat kendisinin bile sorgulan­ması, bu sorgulama eylemi açısından yanlış ve kötü bir şey değil, hatta doğru ve iyi bir şeydir. Üstelik de Cumhuriyetin zaferidir.
Sayfa 100 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 1.Basķı Mayıs 2009Kitabı okudu
Mustafa Kemal kan dökerek savaş kazanan veya kan dökerek devrim yapmak isteyen bir insan değil. Tam tersi, müthiş bir insan sevgisi var; çağdaş bir top­lum yaratmak istiyor. Mesela savaşı en kritik anda durduru­yor; örneğin İzmir'e giriyor, Trakya'da İngilizlere saldırmıyor. Bunlara çok dikkat etmek lazım. Maalesef hiç dikkat edilmi­yor. Savaşı bile çok iyi bir yerde bitiriyor. Lozan'da gereken ödünleri veriyor; Musul-Kerkük bağlanmıyor sonuca; ama kapitülasyonlar kaldırılıyor, borçlar çok büyük başarıyla, metrekareye göre yani Osmanlı İmparatorluğu'nun borçları Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarında kalan alanların metre­ karesine göre azaltılarak kabul ediliyor. Çok devlet vardır, Lozan'da Osmanlı'nın borcunu yüklenen. İçlerinde Arap Ya­rımadası'nda kurulan yeni emirliklerden tutun, Arnavut­luk'a, Yunanistan'a kadar birçok devlet . . . Yunanistan da me­sela Lozan borçlusudur. Tahvil sahipleriyle kapitülasyonlarda bize borç verenlere ... Ve tabii bir tek Türkiye ödüyor borçları. Öbür devletler ödemiyorlar.
Sayfa 87 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 1.Basķı Mayıs 2009Kitabı okudu
Çayım:)))))
Tanrım hiç bitmesin diye içimden dua ediyorum....
Sayfa 38 - Milliyet yayınlarıKitabı okudu
"Suçluyu kazırsanız altından insan çıkar. "
Derslerimde de anlatırım; yani bir hukuk insanının Dostoyevski'yi oku­muş olması, Freud'u bilmesi, Kafka'yı kavraması, karşısına suçlu olarak gelen insana bakış açısını daha farklı kılar. Bu­nun diğer mesleklerdeki insanlar için de aynı şey olduğunu düşünürüm. Toplumun hangi alanında bir meslek sahibi olursanız olun böylesi bir donanım gereklidir .
Sayfa 193 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / 1.Basķı Mayıs 2009Kitabı okudu
399 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.