Kendi aydınları olmayan ülke zavallıdır. Ve sadece aptal, cahil ve kitleleri ezen zalimler aydın düşmanı olabilir ki gerçekten düşmandırlar. Bunlar baykuş misali manevi karanlığın tadını çıkarırlar
O'Nell ABD'de bir okul müdürünün anısını makalesinde şöyle anlatmaktadır:
"Başarısız öğrenciler için anne babaları, çevreyi ve daha aklınıza ne gelirse suçladık. Fakar Sr. John's Üniversitesin-den Rica Dunn ve Kenneth Dunn Öğrenme Stilleri modelini uygulamaya başladıktan sonra öğrencilerin test başarıları her yıl yükseldi. Başka yere değil kendimize bakmamız gerektiğini anladık, artık gözümüz açıldı."
Okullarımızda beni en fazla kaygılandıran durum, (iyi niyetlerle) Anadolu Liseleri Sınavlarına hazırlayacağız diye ilköğretim birinci kademe ve şimdi de ikinci kademedeki eğitimin tamamen ezberci ve tekrara dayanan sol beyin ağırlıklı bir öğrenim yöntemine dönüştürülmesidir. Kim ne derse desin var olan durum bir öğrenim ya da öğrenme değil sadece kişilere verilen bilgilerin belleğe kayıt edilmesidir. Bu ise sanırım bizim felaketimiz olmuştur. Öğrencilerimizin yaratıcılığı, merakı, araştırma arzusu, ilgisi ve belki de yaşam sevinci tamamen söndürülmektedir. Oysa herkes bilmektedir ki bu yaklaşımla gerçek öğrenme oluşmamakta sadece bilgiler bellekte kayıt edilmektedir. Bu kayırlar ise inanılmaz bir hızla bellekten silinmektedir (ya da öğrenciler bu kayıtlara ulaşamamaktadır). Umarım bu sorun en kısa zamanda bir çözüme kavuşturulur.
Köy enstitüsü mezunu bir öğretmen öğrencilik yıllarını anlatırken tarih derslerini bahçede yaptıklarını, hemen hemen her şeyi bir tiyatro oyunuymuş gibi canlandırdıklarını belirterek şöyle demişti: 'Biz tarihi unutamazdık ki.' Hiçbir sınavda hiçbirimiz oturup tarih çalışmazdık. Çünkü her şeyi en ince ayrıntısına kadar hatırlardık.
American ASCD'nin 1990 Yıllık Konferansında Rita Dunn şunları söylemiştir: "Her çocuğun güçlü yanları vardır ama bu güçlü yanları birbirinden farklı olabilir. Fakat öğretmenler anlatarak öğretmeyi öğrendiler. Sınıf tasarımları ve kuralları öğrencilerin hareketini kısıtlamakta, onların başarısız ve sorunlu öğrenci olmalarına neden olmaktadır. Bu öğrenciler problemli öğrencilerdir, çünkü oturamamaktadırlar ve geleneksel öğrenme yollarıyla öğrenememektedirler. Ben çocukların en zor etkinlikleri bile (şimdiye kadar en basit etkinliği bile yapamadıkları halde) mükemmel bir şekilde yaptıklarına şahit oldum, çünkü ben onların bu işleri yaparken karın üstü yatmalarına izin verdim."
Görsel bir kişinin el şakasına tahammülü azdır ve genellikle sonunda tartışma çıkabilir. Aynı şekilde sürekli konuşan ve sohbet eden bir kişi de belki de diğer stillerdeki kişileri rahatsız eder. Eğer çocuklar diğer stillerle birlikte eğitim alırlarsa, insanların farklı farklı olduklarını anlarlar ve ona göre davranmayı öğrenirler.