"Bataklıklar Ülkesi'nin", "Beyaz Zambaklar Ülkesi'ne" dönüşümünün hikâyesi.."Yüreği vatan aşkıyla ritm bulan insanlar varken,sıfırdan başlamaktan korkmamak gerek" dedirten bir kitap.
"Sen ne Sezar'dın, ne Napolyon'dun. Bir karış toprak zapt etmedin. Bir damla kan akıtmadın. Fakat vatanımıza binlerce yeni, sağlam, kuvvetli ve çalışan el kazandırdın. Milletin sağlığı için mücadele eden büyük kahramanın namı ebediyen kutlu olsun ve yücelsin."
Kitap hakkında söylenecek çok söz var. İlk olarak, tabi ki Atatürk’ü ve dolayısıyla genç cumhuriyet düşüncesini nasıl etkilediğini görebilirsiniz. Eminim eğitimden tarıma spordan orduya köyden üniversiteye mimariden sağlık sektörüne Atatürk’ün birçok projesinin temelinde bu kitabın gösterdiği ışık yer alıyordu.
Hiçbir şeyleri olmayan, kıtlık, eğitimsizlik, yokluk içinde yaşayan hastalıklı bir millet Finlerin, nasıl yoktan var olmayı başardıklarını başlıklar halinde özetliyor yazar. Öyle bir halk ki bu güneşi toprağı eğitimi ahlakı hiç ama hiçbir şeyi yok. Bir Önder ve bir inanç ile çıktığı yolda yıllar içerisinde muazzam bir değişim yaşıyor. Etkilenmemek mümkün değil.
Atatürk’ün penceresinden de bu durum çok benzerdi. Birçok kaynaktan da bugün biliyoruz ki Anadolu hastaydı, bitikti. Benzer bir ülkü ile köy okulları, kışlalar eğitim yerlerine dönüştü. Benzer bir ülkü ile din korkutucu değil birleştirici bir unsura dönüştürülmeye çalışıldı.
Sonuç ürünleri mi? Finlandiya bugün eğitimin en kaliteli olduğu ülke. Biz?
İnsan kitabı okurken sürekli bu kıyaslamayı yaparak kaybettiği binlerce olasılığı düşünmeden edemiyor.
Bu kitabı aslında daha sonra okuyacaktım ama tam bir kitabı bitirdim, Werther'i okuyayım diyordum ama bir öğretmenler grubunda birinin bu kitabın çok da bir artısı olmadığını, zaten bildiğimiz şeyleri anlattığı gibi yorumları görünce önce bunu okumaya karar verdim.
O yoruma cevap olarak, yorumun doğru olmadığını söyleyebilirim. Hangimiz Finlandiya tarihine hakimdir ki. Zaten kitap en nihayetinde Finlandiya tarihini anlatıyor. Tabii bu tarih anlatımında aşina olduğumuz ders çıkarmamız gereken yerler var ama bunların olması kitabı sıradanlaştırmıyor.
Kitap bana birçok şey kattı. Bilmediğim birçok şey öğrendim. Finlandiyanın azimle dürüstlükle nasıl geliştiklerini görüyoruz. Özellikle bizim gibi dürüst olmayan toplumların ders çıkarması gereken çok şey var.
Zaten Atatürk bu kitabı boşuna tavsiye etmemiş, demek lazım. Özellikle öğretmenlere tavsiye edilmiş ama herkesin okuması gereken bir kitap. Kitabı okuyunca da Atatürk'ün bu kitaptan çok etkilendiğini anlıyoruz. Finlandiyayı örnek aldığını net bir şekilde görebiliyoruz. Bizim de etkilenmemiz lazım.