Gülerek gül gibi vaktā ki o dilber konuşur
Sanırım nâz ile karşımda kebûter konuşur
Dâim eyler bana bin tarz ile ifhâm-ı merâm
Nazdan ağzı açılmazsa da gözler konuşur
Karışır birbirine gamze vü naz ü işve
Leb-i gülfâm ile kaşlar da beraber konuşur
O konuştukça fakat ben olurum ebkem u lâl
Görerek hâlimi ol şuh gülümser konuşur
Yine bülbül gibi oldun nedir ey hâme bu şevk
Gûş-ı canım sanıyor hep o gül-i ter konuşur
Halil Nihad