g

GDO, GDO'lu gıdalar

2 üye
Takip
Gdo
GDO Müslüman'ı bozar mı?
GDO'nun Müslümanlar açısından ne ifade ettiğinin kapsamlı olarak irdelenmesi gereklidir. GDO'nun fıtrata muğayyir bir eylem olması nedeniyle mesele üzerinde en çok durması gerekenlerden biri de hiç kuşkusuz Müslümanlar olmalıdır.
GDO, GDO'lu gıdalar
GDO evliliği olur mu?
Bazı bilim adamları genlerin insandan, hayvandan yahut bit-:iden olduğuna bakmaksızın karıştırılabileceklerini iddia ediyrlar. Boveé ve Dufour'un söyledikleri çarpıcı: "Bitkiyle hayvan, insanla keçi evlendirilebiliyor. Böylece bir kolera bitkisinin geni yoncada, tavuğunki patateste, akrebinki pamukta, balığınki domates ve çilekte, ateşböceğininki balıkta, alabalığınki sazanla, hamsinin tütünde, tütününki marulda, insanınki domateste, patatesinki koyunda bulunabiliyor. Hatta domuzunki sığırda da, maymununki farede bulunabiliyor; yani birbirleri arasında gen aktarımı mümkün. Yani birbirine girmiş bir bitki, hayvan ve insan akrabalığı...
GDO, GDO'lu gıdalar
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ayrıca GDO'lu soya ile beslenen fakat ölmeyen farelerin yüzde 36'ı olması gereken ağırlığın altındadır.225 2008 yılında Viyana Universitesi'nin, Avusturya Tarım ve Sağlık Bakanlığı'nın katkılarıyla yaptığı bilimsel çalışmada ise GDO'lu gıdalarla beslenen farelerin, ilk neslinden başlayan fakat 3. ve 4. nesillerde büyük ölçüde artan şekilde üreme yeteneklerini kaybettikleri tespit edilir. 2009'a gelindiğinde bu etkilerin doğruluğu bir kez daha test edilir.
GDO, GDO'lu gıdalar
8/10
·300 syf.·
2025 158. kitabı
Deccal Tabakta Kemal Özer Kemal Özer’i medyadaki açıklamalarından ve duruşundan tanıyor, görüşlerini büyük ölçüde benimsiyorum. Bu nedenle “Deccal Tabakta” adlı kitabını uzun zamandır merak ediyor ve okumayı istiyordum. Nihayet okuduğumda, beklediğim gibi beni düşündüren, zaman zaman sarsan ama aynı zamanda bazı açılardan yoran bir kitapla karşılaştım. Kitap temelde Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) üzerine yoğunlaşıyor. Bu noktada yazar, konuyu sadece sağlık boyutuyla değil, aynı zamanda siyasi, ekonomik, toplumsal ve çevresel açılardan da irdeliyor. Bu çok yönlü yaklaşım, esere zenginlik katarken zaman zaman tekrara düşmesine de yol açıyor. GDO özelinde özellikle soya ve soya lesitini neredeyse her bölümde tekrar edilerek anlatılıyor. Bu, okuma sırasında yer yer fazla uzatılmış hissi yaratabiliyor. Bu tekrar hissi ve kitabın genel olarak tek bir konu etrafında dönen yapısı, benim için eserin tek olumsuz yanıydı. İçeriğin 300 sayfalık hacmine göre daha kısa, daha öz bir anlatımla da etkili olabileceğini düşünüyorum. Ancak bu duruma rağmen kitabı beğeniyle okudum. Çünkü hem bu tür konulara ilgim var hem de Kemal Özer’in meseleye yaklaşım biçimiyle birçok noktada örtüşüyorum. Kitabın dili son derece akıcı ve kullanılan veriler genellikle somut, kaynaklı ve doyurucu. Üstelik GDO’nun sadece biyolojik değil, politik ve ticari boyutlarına da değinilmesi büyük artı. Türkiye bağlamında yapılan bazı siyasi imalar, okuyucuyu düşünmeye teşvik ediyor ve kitabı yalnızca bilgi veren değil, tavır almaya çağıran bir metne dönüştürüyor. Bölümlerin sonlarına eklenen kısa hikâyeler ise kitabın kuru bir rapora dönüşmesini engelleyen hoş detaylar. Bu anlatılar, kimi zaman dramatik kimi zaman düşündürücü
GDO, GDO'lu gıdalar
Deccal TabaktaKemal Özer · Hayy Kitap · 2020256 okunma

GDO, GDO'lu Gıdalar Konusuna Benzer öneriler

Kahve82 üye · 1 yeni gönderi
Takip
d
Dua Hatırlatması2 üye · 1 yeni gönderi
Takip
İyi Geceler!!2 üye · 1 yeni gönderi
Takip
Yahudi asıllı Siyonist lider Winston Churchill'in, "İnsanlar ve hayvanlar üzerinde bilinçli olarak kullanılabilecek salgın hastalıkları, mahsulleri yok edecek bakterileri, at ve sığırları öldürecek şarbonu sistemli bir şekilde üretebilen hükümetlere ihtiyaç var" şeklindeki biyolojik harp olanaklarını destekleyen yorumları, aslında söze gerek bırakmıyor. Herald Sunday gazetesinin haberine göre, Churchill'in Almanya'ya savaşın ikinci aşamasında atılacak ölümcül şarbon iznini onaylamış olduğu çok gizli belgeler'ce doğrulanmıştır. O günden bugüne gelen kalıtım yahut da 'yok edim' mühendisliğinin özetlemeye çalıştığımız boyutu, tıpkı hedeflenen amaç gibi bir korku inşa etmek değil, farkındalık oluşturma çabasıdır. Kimi GDO taraftarlarının ifade ettiği gibi, mesele sadece bilimsel bir boyut içermez. Bilim, burada kullanılan tehlikeli bir araçtır. GDO'ya karşı durmak, bilime karşı durmak gibi sunuluyor ki bu, meselenin siyasî arka planını bilmeyen kimseleri etkilemeye matuf bir hinlik içeriyor. Farz edelim ki bu tehlike ile ilgili çevresel tüm tehditler ortadan kalktı, dinî otoritelerin tümü uygun buldu, sağlık açısından hiçbir tehlike olmadığı ispat edildi. Bu durumda bile meselenin tek başına siyasal maksadı, hibrit ve GDO'nun siyasal bağımlılık etkisi, vicdanlarda yer bulmasını engeller.
GDO, GDO'lu gıdalar