Çalışanlar öğle yemeği için dışarı çıkmaya başladılar. Ortalıkta kimse kalmamıştı. Masaları dolaşmaya ve modern zamanların, kapitalizmin ilmihal kitapları olan kişisel gelişim kitaplarını toplamaya başladım. Bir masanın üstüne yığdım topladıklarımı. Çeşit çeşit, renk renk, arkalarında pislik tiplerin fotoğrafları olan süslü kitaplar. Bir masanın üstüne ne kadar kitap bulabildiysem yığdım. Aralarına ekonomi dergilerini de kattım. Masanın üzerinde dağ gibi yığılmıştı kitaplar, dergiler. Nil'in masasının çekmecesinde hiç eksik olmayan asetonu aldım. İyice boşalttım kitapların üzerine. Sonra bir kibrit ve ateş...
Alev alev yanıyordu kitaplar. Ateş tavana kadar yükselmişti. Alarmlar çalıyordu. Kapitalizmin kutsal kitapları ateşin buyurucu gücüne boyun eğiyordu. Kişisel gelişim yaygaraları birer birer son buluyordu.
Alevler yüzümü ısıtıyordu.
Cervantes olsaydı, yeni bir hikâyeye başlayabilirdi.
Kirpiklerime kırlangıçların konduğunu fark ettim.
Gülümsüyordum.
Dışarı çıktım.