“Uykuyu bir tarafa atmak sayesinde, kendimi de genişletmiş, büyütmüştüm. Önemli olan odaklanma yetisi, dedim içimden. Odaklanma yetisinden yoksun bir yaşam, gözler açıkken hiçbir şey görememekten farksızdı.”
“Eğer ölüm hali bir mola değilse, bizim güçsüzlüklerle dolu, bütünlükten yoksun yaşamlarımız nasıl kurtulur? Fakat nihayetinde, ölümün nasıl bir şey olduğunu kimse anlayamaz. Kim ölümü gerçekten tecrübe edebilmiş ki? Hiç kimse. Ölümü tecrübe edenler çoktan öldüler. Yaşayanlar arasında, ölümün nasıl bir şey olduğunu bilen tek kişi bile yok.”