Sahi insan dediğin nedir ki? Şimdisi var sadece yarın kendisi bile yok ki, yarını olsun..
Birşeyi gerçekten çok istiyorsam, haklıyımdır Allah'ın huzurunda.. Gerisi teferruattır benim için..Laftan da anlamam, sözden de anlamam.. Sabırlıyımdır.. Namı diğer peygamber sabırlı.. Sabrım ve inancımla da hiç yarı yolda bırakmadı Allah'ım.. İstedğimi de yoluma getirir Allah'ım elhamdülillah.. Allah'tan başkasını da tanımam bilmem.. Öyle yücedir ki yaratan, sen ona sığınırsan kutlu yolbaşçıları erin kılar, dostun kılar zor zamanlarında..
Ne kadar başıbozuk kanı bozuk varsa yürekleri kararır korkudan.. Rezil etmeye çalışanı en rezil ve en aşağılık kılar...
Bu vatana ihanet edenleri de Kahhar sıfatıyla kahreder yaratan..
Çok uzun yıllar olmuş dünyaya dair hâyâller kurmayalı.. Hayat; insan kalarak bitirilmesi gereken bir ödevdir insan olmakta ısrar edenler için.. Sanki bir askerlik gibi.. Aslında Allah'ım da yaşantıma şahit olanlar da şahittir, geri dönmemek üzere gitmiştim vatani görevime.. Ve zerre kadar da umrumda değildi vatan aşkımdan geri dönmek veyahut dönmemek.. Bu yüzden asla ve asla hiçbir şart ve koşul zorlu ve elem verici gelmedi bendime;,
şehit olan kardeşlerimizin gözyaşlarımızla uğurlanmasından başka hiçbir şey gerçekten zor değildi elhamdülillah.. Ona göre hellaşmiştim sevdiklerimle ve üzerimde hakları bulunan Allah, dostlarıyla.. Dünya hayatına da bu şekilde bakar olmuştum.. Tezkeresi ancak ölümle alınabilecek bir sancıydı yaşamak.. Böyle bilerek yaşadım yıllarca.. Karşıma Allah'ın gönderdiği bir melek çıkana kadar..
Sen laftan anlamıyor musun dediğinde,
Sen aşktan anlamıyor musun demiştim..
Sonra anladım ki telefonu kapatmış..
İnsan öyle bir varlık ki.. Bazen dönmemek üzere gitmeyi o kadar istiyordum ki.. Sonra ruhumda kanı hiç dinmeyen bir sızıya dönüştüğünü fark ettim bu isyanlı sükûtun..
Neden mi bir cepheye dönmemek üzere gitmek ister bir insan.. Sebebi çoktur ama esas kahır ve esas alıkoyan benim zerremi tanımadığı, en zor zamanlarıma şahit olduğu dönemlerde bile (ruhen ve bedenen o kadar çok kırgın yorgun hasta ve pislik içerisindeydim ki. Doktorun söylediği gibi bir çocuğa bakıldığı gibi bakılmam gerekiyorken, üstüne istismar ediliyorum. Durumun gayet farkındasınız ama yararınız için yapılan psikolojik testler sanıyorsunuz ve süreç o kadar ağır ve travmatik geçiyor ki, sanıyorsunuz ki yaşamak böyle azap dolu birşey.. Meselâ kişisel temizlik ve dağınıklık noktasında zerre kadar tahammül edemeyeceğiniz durumlara dahi aldırmadan sadece içgüdüsel olarak günde bir defa duş alarak hayatınızı devam ettiriyorsunuz. Bazen yorgunluklardan ve yaşadığınız tarifsiz bedensel acılardan günlük duşunuz bile aksıyor. Sanki bir cephedesiniz ve sadece ölümle dinleneceksiniz.. Tabi yok öyle bir cephe daha zorlu koşullarda yaşıyorsunuz.. Hatta durumunuz tıbben o kadar vahim ki.. Meselâ sağ dizimin altında çıkan ve sürekli kanayan ve kaşınan bir yaranın da yoğun baskı ve psikolojik şiddetten çıktığını söylemişti doktor. Mutlu olduğunda kendliğinden geçen, üzüldüğünde tekrardan çıkarak azap olan bir yara.. Evet dert yanmıyordum Allah'ımdan başka kimseye ama gerçekten o yara bile yeterince azap veriyordu..) ellerimden tutma cesareti göstermiş ama daha sonra binlerce zebaninin etrafını kuşatmasıyla beni iblisten daha kötü bir yerlere koymuştu zihninde.. Bir cephede ölüme gitmekten tek alıkoyan şey
Allah, öyle gösterir, Allah, şiir gibi söyletirmiş..
Bende "Elinin değdiği herşey güzelleşiyor.." derdim meleğime.. Allah'ım da şahidimdir elhamdülillah..
Aynen öyleydi.. Hiç sevmediğim veyahut asla talep etmeyeceğim birşey yapıp getirse, sanki Allah'ın izzeti ikramı olurdu elleriyle yaptığı hazırladığı herşey..
Bir mahsene dokunsa binlerce yıl huzurla yaşamak için en sıcacık bir yuvaya döndürürdü meleğim..
Biraz şair olduğum için herşeyi uçlarda yaşadığımı düşünerek, abartma istersen derdi.. Hayır derdim sert bir şekilde.. Evet gerçekten kızmadan ama asla asla kabul etmeden itiraz ederdim. ABARTMIYORUM..
Sen nasıl bir melek olduğunun farkında değilsin ve tek sorunun bu sadece derdim meleğime..
Bak hiç abartmış mı Yazuz Bülent Bâkiler üstadım..
Zerrei miskal abartmamış.. Sadece sevileni anlamıyor aşık olan şairleri.. Bir ömür nedir ki, anlatamadığımız sevgimizin ve aşkımızın yanında.. Allah'ım biliyor şairlerin kalbini..
Öldürüp tekrar diriltse yine bahşederdim ömrümü yoluna..
Sonsuza kadar sürerdi âşkım da sevgim de..
Bitmezdi ve tükenmezdi.. Çünkü sevginin ve âşkın devri daimdir sevgili..
Bir gün baksam ki gelmişsin
Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar
'Gözlerinde bir bitmez, bir tükenmez güzellik'
Saçlarında ilkbahar.
Bir gün baksam ki gelmişsin
Gülüşünde taze serin bir rüzgar
Ellerin yine eskisi kadar güzel
Çiçek açmış dokunduğun bütün kapılar
Y.B.Bakiler