Her bir normun geçerliliği bir üst norma; onun da geçerliliği bir üst norma dayandığına göre; er geç bir noktada daha da ilerleyemeyeceğimiz bir yere geliriz. Geldiğimiz son nokta temel norm veya Grundnorm'dur. Tüm normlar (devletin anayasası bile dahil olmak
üzere) yükselen 'somutlaşma' seviyeleri sonunda bu temel normdan çıkar. Doğası gereği temel normun geçerliliği başka herhangi bir norma dayanmadığından, geçerliliği varsayılmalıdır.
Aşağıda gösterilebileceği gibi üçü arasındaki fark kayda değerdir. Mağdurun acısı (bu hak temellidir) yüzünden işkenceye karşı olabilirsiniz ( l ) : İşkencenin işkence edileni alçaltması (ödev temelli) yüzünden işkenceye karşı olabilirsiniz (2) veya işkence ancak ilgili taraflar dışındakilerin de menfaatlerini olumsuz olarak etkiliyorsa, o zaman bu eylemi kabul edilemez olarak görebilirsiniz (faydacı amaç temelli) (3).
Ancak sorun, herhangi bir insan hakkı
ihlalinin Birleşmiş Milletler tarafından konulan yaptırımları veya NATO veya başka ülkelerin gittikçe yaygın hale gelen askeri müdahalelerini meşru kılıp kılmayacağıdır. Ekonomik ve sosyal hakların ihlali böylesine bir ulusal egemenlik ihlaline imkan verir mi?
Kitap, yazarın daha önce yayımlanan yazıları ve yaptığı konuşmaların bir bütünlük oluşturacak şekilde derlenmesinden oluşuyor. Kitapta başlıklar halinde bazı kavram ve terimlerden hareketle hukuk felsefesinin konuları açıklanıyor. Özellikle adalet fikrine ilişkin açıklamalarının tüm hukukçular, yasa koyucular tarafından okunması ve üzerinde düşünülmesi gerekiyor. Etik, insan hakları, insan onuru, insan gururu, sosyal adaletsizlik, adalet ve adaletsizlik gibi temel başlıklar üzerinden sizi çok farklı tefekkürlere, yeni ufuklara götürecek bir kitap. Uluslararası belgelerle birlikte insan haklarına ilişkin yaklaşımları fevkalâde. Adaletin sağlanmasında hukuk felsefesinin ve filozofların önemini, yasal düzenlemeler yapılırken insan haklarına dayalı adaletin önemini ve ne şekilde bir yol çizilmesi gerektiğini de açıklıyor. Bazı bölümlerde tekrara girilmiş olsa da asla sıkmıyor, kafanızda konunun daha çok pekişmesini sağlıyor. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim. Geç tanıştığım için pişman olduğum bir yazar, ilim insanı.
Hukuk oluştururken şöyle bir soru sormak uygun olur: içinde bulunulan gerçeklik koşullarında açık kavranılmış insan haklarının getirdikleri taleplerin yerine getirilebilmesi için, ne gibi normlar konmalı, yani nasıl bir hukuk oluşturulmalı ?